İşgal altındaki Batı Şeria’nın stratejik öneme sahip Şelal el-Avce bölgesinde, yasa dışı yerleşimcilerin su kaynaklarına el koyması ve artan fiziksel saldırıları, bölgedeki yüzlerce yıllık Bedevi varlığını sona erdirme noktasına getirdi.
BUGÜNKÜ HABERLER / ÖZEL
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ürdün Vadisi (Ağvar) bölgesinde yaşayan Filistinli topluluklar, sistematik bir mülksüzleştirme ve yerinden edilme dalgasıyla karşı karşıya. Eriha kentinin kuzeyinde yer alan Şelal el-Avce bölgesinde yaşayan onlarca Bedevi aile, yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin hayati su kaynaklarını gasp etmesi ve silahlı tehditleri nedeniyle evlerini ve arazilerini terk etmek zorunda kalıyor.
Bölgedeki yerel kaynaklardan ve görgü tanıklarından edinilen bilgilere göre, saldırıların şiddeti son günlerde benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Hayvancılıkla geçinen ve yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan aileler, çocuklarının güvenliği ve onurlarını korumak adına derme çatma barınaklarını sökerek bilinmeze doğru yola çıkıyor.
Su Kaynaklarına El Konulması Dönüm Noktası Oldu
Bölgedeki krizin derinleşmesi, Mayıs 2024’te radikal bir grup yerleşimcinin, bölgenin en önemli su kaynağı olan El-Avce Pınarı arazisine el koymasıyla başladı. Yerleşimcilerin pınar çevresine hayvancılık amaçlı bir tesis kurarak, Filistinli çobanların ve çiftçilerin suya erişimini tamamen engellediği belirtiliyor.
Yaz aylarında debisinin yüksekliğiyle bilinen El-Avce Pınarı, kurak iklime sahip Ürdün Vadisi’ndeki tarım ve hayvancılık faaliyetleri için hayati önem taşıyor. Suyun kontrolünün yerleşimcilere geçmesi, Bedevi toplulukların ekonomik damarlarının kesilmesi anlamına geliyor.
Bakan Düzeyinde Açık Destek
Söz konusu saldırıların münferit eylemler olmadığı, İsrail hükümetinin üst düzey yetkilileri tarafından teşvik edildiği de raporlara yansıdı. Aralık 2025’te bölgeyi ziyaret eden İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, El-Avce beldesindeki Ras el-Ayn mevkiinde yaptığı incelemelerde yerleşimcilere açık destek vermişti. Smotrich, su kaynakları ve araziler üzerindeki fiili işgali "harika bir iş" olarak nitelendirerek, yerleşimcilerin eylemlerini meşrulaştıran açıklamalarda bulunmuştu.
“500 Koyunumuzu Çalıp 'Gidin' Dediler”
Bölgeyi terk etmek zorunda kalan ailelerden biri olan Atıf Selim, yaşadıkları dehşeti ve çaresizliği anlattı. Yerleşimcilerin evlere baskın düzenlediğini ve çocuklara dahi saldırdığını belirten Selim, şunları kaydetti:
"Saldırılar artık dayanılmaz bir hal aldı. Yaklaşık 500 koyunumuza el koydular ve bize 'Burayı terk etmeniz için üç gününüz var' diyerek süre verdiler. Traktörlerini evlerimizin kapısına kadar dayadılar. Henüz 5 yaşındaki çocuklara bile saldırdılar. Tüm bunlar olurken İsrail ordusu sadece izledi."
Selim, suyun kesilmesi ve araç girişlerinin engellenmesiyle hayatın bir cezaya dönüştürüldüğünü vurgulayarak, "Onurumuzu ve çocuklarımızın hayatını korumak için göç etmekten başka seçeneğimiz kalmadı. Otuz yılda ilmek ilmek kurduğumuz hayat, birkaç gün içinde yerle bir oldu" ifadelerini kullandı.
2026’da Yeni Bir “Nekbe” Korkusu
Bölge sakinlerinden Heysem Selman ise son on günde baskıların şiddetlendiğini ve bölgenin neredeyse tamamen boşaldığını dile getirdi. Şelal el-Avce ve çevresinde yaklaşık 120 ailenin yaşadığını hatırlatan Selman, yaşananları Filistinlilerin "Büyük Felaket" olarak adlandırdığı 1948 Nekbe'sine benzetti:
"Bugün yaşadıklarımız gerçek bir felaket. 1948 ve 1967’deki acıları tarih kitaplarından okuduk ama 2026 yılında her gün yeni bir felaket yaşıyoruz. Geçim kaynaklarımız hedef alınıyor, hayvanlarımız çalınıyor, kadınlar ve çocuklar tehdit altında. Komşularımızın çoğu nereye gideceğini bilmeden yollara düştü."
Rakamlarla Sistematik Şiddet
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi verileri, Batı Şeria’daki şiddetin boyutunu gözler önüne seriyor. Konseyin 5 Ocak tarihli raporuna göre:
- Saldırı Sayısı: 2025 yılı boyunca Batı Şeria genelinde fanatik yerleşimciler tarafından 4 bin 723 saldırı gerçekleştirildi.
- Can Kaybı: Bu saldırılarda 14 Filistinli hayatını kaybetti.
- Zorunlu Göç: Saldırılar neticesinde 13 Bedevi topluluğuna mensup 1.090 kişi yerinden edildi.
2024 sonu itibarıyla Batı Şeria’da yasa dışı olarak bulunan yerleşimci sayısının 770 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk, İsrail’in işgal altındaki topraklardaki tüm yerleşim faaliyetlerini yasa dışı kabul ediyor.