İsrail ordusu verilerine dayanan yeni bir rapor, Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının 2025 yılında rekor seviyeye ulaştığını ve olayların organize "ırkçı suçlar" kapsamında değerlendirildiğini ortaya koydu.
İşgal altındaki Batı Şeria’da güvenlik durumu her geçen gün daha karmaşık bir hal alırken, İsrail basınında yer alan ve ordu verilerine dayandırılan yeni bir rapor, bölgedeki şiddet sarmalının boyutlarını gözler önüne serdi. Sol eğilimli Haaretz gazetesinin yayımladığı verilere göre, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin gerçekleştirdiği saldırılar 2025 yılında, bir önceki yıla kıyasla yüzde 25 oranında artış gösterdi.
Saldırılar "Irkçı Suç" Olarak Kayıtlara Geçti
Rapora göre, 2025 yılı boyunca Batı Şeria genelinde İsrailli yerleşimciler tarafından işlenen ve "ırkçı suç" olarak tanımlanan 845 saldırı kayıtlara geçti. Bu rakam, 2024 yılında 675 olarak kaydedilmişti. Şiddet olaylarındaki bu keskin artış, bölgedeki gerilimin sistematik bir tırmanışta olduğunu doğruluyor.
Söz konusu saldırılarda 2025 yılı içinde 4 Filistinli hayatını kaybederken, 200 kişi de çeşitli şekillerde yaralandı. Bir önceki yıl olan 2024’te ise yerleşimci saldırıları sonucu 6 Filistinli yaşamını yitirmiş, 149 kişi yaralanmıştı. Veriler, can kaybı sayısında kısmi bir düşüş olsa da, saldırı sıklığı ve yaralanma oranlarındaki artışın sürdüğünü gösteriyor.
Yılın İlk Yarısında Yüzde 39’luk Tırmanış
Şiddet dalgasının özellikle 2025’in ilk yarısında yoğunlaştığı dikkat çekiyor. Yılın ilk altı ayında 440 saldırı rapor edilirken, bu sayı 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 39’luk bir artışa işaret ediyor. Özellikle Haziran 2025, şiddet olaylarının zirve yaptığı dönemlerden biri oldu; Haziran 2024’te 67 olan saldırı sayısı, 2025’in aynı ayında 100’e yükseldi.
Saldırıların coğrafi dağılımına bakıldığında ise Nablus öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan olayların yüzde 33’ü Nablus çevresinde gerçekleşirken, Ramallah ve El Halil bölgeleri yüzde 19’luk oranlarla bu kenti takip etti. Ramallah özelinde, Haziran ayındaki saldırıların o ayki toplam suçların yüzde 38’ini oluşturması, şiddetin belirli bölgelere sistematik olarak odaklandığını gösteriyor.
Siyasi Destekli ve Organize Eylemler
Güvenlik kaynaklarının değerlendirmelerine göre, bu saldırılar artık münferit olaylar olmaktan çıkıp, siyasi çevreler ve önde gelen sağcı aktivistler tarafından desteklenen organize eylemlere dönüşmüş durumda. İsrail ordusu içerisindeki bazı yetkililer, polisin ve iç istihbarat servisi Şabak’ın (Shin Bet) yerleşimci şiddetine karşı etkili önlemler almamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyor. Yetkililere göre bu durum, Batı Şeria’daki güvenlik istikrarını doğrudan zayıflatıyor.
Saldırı türleri arasında fiziksel darp, yolların kapatılması, Filistinlilere ait mülklerin tahrip edilmesi, taşlı saldırılar, kundaklama ve tarım arazilerine zarar verme başı çekiyor. Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana, bu nitelikte 1003 olay rapor edildi.
"Çoban Yerleşimleri" Şiddeti Körüklüyor
Raporda dikkat çekilen bir diğer kritik husus, "çoban yerleşimleri" olarak adlandırılan ve genellikle yasa dışı kurulan tarımsal çiftliklerin şiddetin merkez üssü haline gelmesi. 8 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da yaklaşık 90 yeni yasa dışı yerleşim çiftliği kurulduğu ve toplam sayının 120'yi aştığı belirtiliyor.
İsrail ordusundan ismini vermeyen bir yetkili, durumu şu sözlerle özetledi: "Savaşın başından bu yana yaklaşık 100 yeni çiftliğin kurulmasını görmezden gelen biri, ırkçı suçlardaki artışa şaşırmamalı."
Uzmanlar, İsrail ordusu ve yerleşimciler eliyle yürütülen bu stratejinin, Batı Şeria’nın fiilen ilhak edilmesi ve iki devletli çözüm ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılması hedefine hizmet ettiğini vurguluyor.