15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Barış Masasında Kritik Viraj: Ukrayna Savaşında 'Kırmızı Çizgiler' 2026 Takvimine Kaldı

Dördüncü yılına giren savaşta toprak bütünlüğü ve nükleer santralin statüsü gibi en çetin başlıklar yeni yıla devredilirken, gözler Ocak ayındaki kritik zirvelere çevrildi.

Paylaş:
Barış Masasında Kritik Viraj: Ukrayna Savaşında 'Kırmızı Çizgiler' 2026 Takvimine Kaldı

Dördüncü yılına giren savaşta toprak bütünlüğü ve nükleer santralin statüsü gibi en çetin başlıklar yeni yıla devredilirken, gözler Ocak ayındaki kritik zirvelere çevrildi.

Rusya-Ukrayna savaşı dördüncü yılına girerken, 2025 yılı boyunca yürütülen diplomatik temaslar tarafları nihai bir barış anlaşmasına ulaştırmakta yetersiz kaldı. Geçtiğimiz yıl Türkiye ve ABD’nin öncülüğünde kurulan müzakere masasında esir takası gibi insani konularda ilerleme sağlanmasına rağmen, savaşın kaderini belirleyecek en zorlu başlıklar üzerinde uzlaşı sağlanamadı ve bu dosyalar resmen 2026 gündemine devredildi.

Trump’ın “Hızlı Sonuç” Baskısı ve Sahadaki Gerçekler

2025 yılı, cephede yoğun çatışmaların sürdüğü ancak diplomatik kanalların da tamamen kapanmadığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. ABD Başkanı Donald Trump, seçim vaatleri doğrultusunda süreci “hızlı sonuç” alarak sonlandırmak için her iki başkent üzerinde baskı kurmaya çalıştı. Trump’ın yılın son günlerinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği ayrı ayrı görüşmelerde bazı teknik konularda mutabakat zemini aransa da, kalıcı barışın önündeki engeller aşılamadı.

ABD yönetimi süreci hızlandırmaya çalışırken, Avrupa kanadı ise daha temkinli bir yaklaşım sergiledi. Avrupalı müttefikler, Kiev’in direncini ayakta tutacak finansman desteği ve güvenlik garantileri üzerine yoğunlaşarak, olası bir barışın Ukrayna’nın egemenliğini zedelememesi gerektiğini savunuyor.

Masadaki En Zor Düğümler: Toprak ve Nükleer Santral

Müzakere sürecini kilitleyen ve 2026’ya devredilen konuların başında “toprak ve statü” meselesi geliyor. Her iki tarafın da kırmızı çizgi olarak belirlediği sınırlar konusunda henüz ortak bir zemin bulunabilmiş değil.

Çözümsüz kalan bir diğer kritik başlık ise Avrupa’nın en büyük nükleer santrali olan Zaporijya Nükleer Güç Santrali’nin durumu. Santralin kontrolü, güvenliği ve savaş sonrası yönetimi konularındaki anlaşmazlıklar, masadaki en teknik ve politik açıdan en hassas sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Ayrıca, Ukrayna ve Avrupa’nın talep ettiği “güvenlik garantileri” ile ABD’nin doğrudan askeri bir angajmana girmekten kaçınma stratejisi arasındaki denge arayışı da yeni yıla taşınan sorunlar arasında.

Ocak Ayında Diplomasi Trafiği Hızlanıyor

Barış planının akıbeti açısından 2026’nın ilk haftası kritik bir öneme sahip. İngiltere ve Fransa’nın başını çektiği “Gönüllüler Koalisyonu” üyesi ülkelerin ulusal güvenlik danışmanlarının 3 Ocak’ta Ukrayna’da bir araya gelmesi planlanıyor. Bu toplantıyı takiben, 6 Ocak’ta Fransa’da liderler düzeyinde bir zirve gerçekleştirilecek.

Bu zirvelerin ana gündem maddelerini; olası bir ateşkesin denetim mekanizmaları, savaş sonrası kurulacak düzen, güvenlik garantilerinin çerçevesi ve Ukrayna’nın savunma kapasitesinin sürdürülebilirliği oluşturacak.

Novgorod Saldırısı ve Türkiye’nin Rolü

Diplomatik çabalar sürerken, sahadaki gerilim de tırmanmaya devam ediyor. Rusya’nın, Putin’in Novgorod’daki konutuna yönelik yapıldığını açıkladığı İHA saldırıları, yeni yılın ilk günlerinde müzakere atmosferini ağırlaştırdı. Moskova’nın bu gelişme sonrası masadaki pozisyonunu sertleştirebileceği ve sahada daha ağır karşılıklar verebileceği öngörülüyor.

Bu karmaşık tabloda Türkiye, taraflar arasındaki en güvenilir iletişim kanalı olma özelliğini koruyor. İstanbul’da yürütülen ve geçmişte esir takası gibi somut sonuçlar üreten süreç, 2026’da da "açık kapı" diplomasisinin merkezi olmayı sürdürüyor. Ankara, sahadaki çatışmaların şiddetine rağmen tarafları masada tutma ve güven artırıcı adımlar atma konusundaki ısrarını yeni yılda da devam ettiriyor.