Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ceza infaz kurumlarındaki mesleki eğitim programlarının sonuçlarına dikkat çekerek, hükümlülerin atölye ve tesislerdeki üretim süreçlerine katılarak topluma yeniden kazandırıldığını vurguladı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu bünyesinde yürütülen faaliyetlere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tunç, cezaevlerinin sadece bir infaz alanı değil, aynı zamanda birer eğitim ve üretim yuvasına dönüştüğünü belirtti.
Üretim Çarkları Islah İçin Dönüyor
Bakan Tunç, yaptığı açıklamada Adalet Bakanlığı’na bağlı işyurtları ve atölyelerde verilen mesleki eğitimin temel amacının, hükümlülerin cezalarını çekerken bir yandan da geçerli bir meslek sahibi olmalarını sağlamak olduğunu ifade etti. Tunç, bu tesislerde yürütülen çalışmalar sayesinde hükümlülerin hem ülke ekonomisine katkıda bulunan üretim süreçlerine dahil edildiğini hem de ıslah süreçlerinin hızlandırıldığını kaydetti.
Tunç açıklamasında, "Mesleki eğitim verdiğimiz hükümlülerin hem üretime katılmalarını hem de ıslah olmalarını sağlıyoruz," ifadelerini kullanarak, sistemin çift yönlü başarısına dikkat çekti.
Meslek Sahibi Olarak Tahliye Oluyorlar
Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu, Türkiye genelindeki tesislerinde mobilyadan tekstile, tarımdan gıdaya kadar pek çok farklı iş kolunda faaliyet gösteriyor. Bakanlığın yürüttüğü bu strateji, hükümlülerin tahliye olduktan sonra sosyal hayata adaptasyonunu kolaylaştırmayı ve yeniden suç işleme oranlarını düşürmeyi hedefliyor.
Bakan Tunç’un vurguladığı model kapsamında, atölyelerde usta-çırak ilişkisiyle veya profesyonel eğitimlerle meslek öğrenen hükümlüler, sertifikalı birer zanaatkar olarak sivil hayata adım atma şansı yakalıyor. Bakanlık, bu eğitimlerin hükümlülerin özgüvenini artırdığını ve kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak toplumdaki yerlerini almalarını sağladığını belirtiyor.