15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Bakan Tunç: Son 23 Yıl, Sendikal Haklarda Söylemden Somut Kazanımlara Geçişin Adıdır

Kızılcahamam’da düzenlenen sempozyumda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye'de sendikacılığın son 23 yılda geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, bu sürecin sendikal hakların anayasal güvenceye kavuştuğu bir reform dönemi olduğunu vurguladı.

Paylaş:
Bakan Tunç: Son 23 Yıl, Sendikal Haklarda Söylemden Somut Kazanımlara Geçişin Adıdır

Kızılcahamam’da düzenlenen sempozyumda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye'de sendikacılığın son 23 yılda geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, bu sürecin sendikal hakların anayasal güvenceye kavuştuğu bir reform dönemi olduğunu vurguladı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde Memur-Sen ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen "4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu-Yargı Kararları ve Hukuki Tartışmalar" Sempozyumu'na katıldı. Burada yaptığı konuşmada çalışma hayatı ve sendikal haklar konusundaki gelişmeleri değerlendiren Tunç, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki demokratikleşme adımlarının çalışma hayatına doğrudan yansıdığını belirtti.

"Sendikacılık Demokrasi Sınavıdır"

Konuşmasında sendikacılığı sadece bir hak arama aracı olarak değil, aynı zamanda bir demokrasi kriteri olarak tanımlayan Bakan Tunç, devlet ile kamu çalışanları arasındaki ilişkinin geçmişteki çatışma zemininden kurtarılarak sosyal diyalog eksenine oturtulduğunu ifade etti.

Tunç, Türkiye'nin son 23 yıllık sürecinin sendikal haklar açısından bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Bu dönem, sendikal hakların söylemden çıkıp somut kazanımlara dönüştürüldüğü bir reform dönemi olmuştur. 2002 yılı sonrasında hayata geçirilen düzenlemeler, sendikacılığın tarihsel mücadelesini modern hukuk devleti zemininde yeniden tahkim etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Kamu yönetiminde katılımcılık ve şeffaflık ilkelerinin benimsenmesiyle birlikte kamu görevlilerinin sendikal haklarının güçlendiğine işaret eden Tunç, toplu sözleşme hakkının anayasal güvenceye kavuşturulmasının bu sürecin en somut örneklerinden biri olduğunu kaydetti.

"Kamu Görevlisi Artık Yönetimin Asli Paydaşıdır"

Geçmişte sendikal faaliyetlerin önünde duran idari ve fiili engellerin önemli ölçüde kaldırıldığını savunan Adalet Bakanı, yapılan yasal değişikliklerle sendikalara katılımın kolaylaştırıldığını hatırlattı. Tunç, 4688 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin zihniyet dönüşümünü de beraberinde getirdiğini şu sözlerle anlattı:

"Yaptığımız düzenlemelerle sendikal hakların kullanım alanını genişlettik, toplu sözleşme mekanizmasını güçlendirdik. Yıllar içerisinde yaptığımız bu değişiklikler, devletin kamu görevlisini edilgen bir idari unsur olarak değil, yönetime katılımın asli paydaşı olarak görmeye başladığının açık göstergesidir."

Yargı Kararları ve Güvenceler

Sempozyumun ana temalarından biri olan yargı kararlarına da değinen Tunç, hukukun normatif yapısının yargı içtihatlarıyla tamamlandığını belirtti. Yargının sendikal özgürlükleri geniş yorumlama eğiliminde olduğunu vurgulayan Tunç, sendikal faaliyetlerin disiplin hukukuna konu edilemeyeceğinin altını çizdi.

Bakan Tunç, "Sendika üyeliği ve sendikal faaliyet, disiplin hukuku bakımından olumsuz bir değerlendirme ölçütü olamaz. Sendikal faaliyete dayalı olarak yapılan görev yeri değişiklikleri, soruşturmalar ve idari tasarruflar hukuka aykırıdır. Yargı kararları ışığında belirlenen bu ilkeler, idarenin takdir yetkisinin sendikal özgürlükleri zayıflatacak şekilde kullanılamayacağını ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.

"Meşruiyet Tartışmalarının Geçerliliği Yoktur"

Konuşmasının son bölümünde güncel siyasi tartışmalara da değinen Bakan Tunç, muhalefetin Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Sorunların çözüm yerinin diyalog olduğunu belirten Tunç, "meşruiyet" tartışmalarına sert tepki gösterdi.

Tunç, "İftiraların, mesnetsiz ithamların, özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'mıza yönelik meşruiyet tartışmalarının hiçbir geçerliliği söz konusu değildir. Cumhur İttifakı ve AK Parti, meşruiyetini milletten alır. Biz meşruiyeti yabancılarda, dış ülkelerde ülkemizi şikayet ederek aramayız." şeklinde konuştu.