Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra, New York ve Hong Kong'daki temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye'ye yönelik yabancı yatırımcı ilgisinin son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını vurguladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon yayınında Türkiye ekonomisinin görünümü ve uluslararası yatırımcıların tutumuna ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Son 1,5 haftalık süreçte dünyanın önde gelen finans merkezlerinde yaklaşık 800 yatırımcı ile bir araya geldiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin ekonomik hikayesine olan ilginin zirve yaptığını ifade etti.
"Güçlü Hikayesi Olan Nadir Ülkelerdeniz"
Yatırımcı görüşmelerinden edindiği izlenimleri paylaşan Şimşek, mevcut ilgiyi 2013 yılındaki yoğunlukla kıyasladı. Bakan Şimşek, "Yabancı yatırımda ilk defa bu kadar yoğun ilgi görüyorum. Bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü hikayesi olan fazla ülke yok" diyerek Türkiye'nin potansiyeline dikkat çekti.
Şimşek, uygulanan sıkı para ve maliye politikalarına rağmen büyümenin dirençli seyrettiğini, bu durumun da Türkiye'yi ticaret ortakları ve diğer ülkelerden pozitif yönde ayrıştırdığını belirtti. Dezenflasyon programının nihai amacının sadece enflasyonu düşürmek değil, aynı zamanda sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlamak olduğunun altını çizdi.
Rutine Dönüş ve Öngörülebilirlik Mesajı
Yatırımcıların sorularının niteliğinin değiştiğini belirten Şimşek, ekonomideki normalleşme sürecine vurgu yaptı. Geçmişte karşılaştığı "Program devam edecek mi?" şeklindeki endişelerin artık gündemden düştüğünü ifade eden Bakan, soruların artık daha teknik ve makroekonomik detaylara odaklandığını söyledi.
Şimşek, "Rutine döndük. Bana ve programın geleceğine ilişkin spekülasyonlar artık karşılık bulmuyor. Tutarlılık, öngörülebilirlik ve iyi bir hikaye var" ifadelerini kullandı. Ayrıca, mart ayı başında Japonya'da önde gelen iş gruplarıyla bir araya gelerek, doğrudan yatırımlar için Türkiye'nin sunduğu fırsatları anlatacaklarını duyurdu.
Cari Açık ve Rezervlerde İyileşme
Ekonomi programında üçüncü evreye geçildiğini belirten Şimşek, cari açık ve rezerv yönetimi konusundaki verilere de değindi. Altın hariç tutulduğunda Türkiye'nin 2024 yılında cari fazla verdiğini, 2025'te ise altın hariç açığın yüzde 0,3 ile sıfıra yakın gerçekleştiğini açıkladı.
Merkez Bankası rezervlerindeki artışa da dikkat çeken Şimşek, brüt rezervlerin 200 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktığını, swap ve yükümlülükler hariç net rezervlerin ise 80 milyar dolar civarında olduğunu belirtti. Şimşek, Kur Korumalı Mevduat (KKM) stokunun da büyük oranda tasfiye edildiğini sözlerine ekledi.