Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dünya genelinde yaşanan çatışmaların, insani krizlerin, iklim felaketlerinin ve zorunlu göçlerin en ağır bedelini kadınların ve kız çocuklarının ödediğini vurguladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların ve afetlerin dezavantajlı gruplar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Kriz durumlarında mevcut toplumsal eşitsizliklerin daha da belirginleştiğini ifade eden Göktaş, silahlı çatışmalar, insani krizler, iklim değişikliğine bağlı afetler ve zorunlu yerinden edilmelerin kadınları ve kız çocuklarını orantısız biçimde etkilediğini belirtti.
Kriz bölgelerinde ve göç yollarında en savunmasız grupların başında gelen kadınların ve çocukların yaşadığı zorluklara değinen Bakan Göktaş, bu süreçlerde temel haklara, sağlık hizmetlerine ve güvenli barınma imkanlarına erişimin büyük ölçüde kısıtlandığının altını çizdi. Kriz anlarında artan güvenlik riskleri, kadınları ve kız çocuklarını fiziksel ve psikolojik olarak çok daha büyük tehditlere açık hale getiriyor.
Uluslararası toplumun krizlere müdahale süreçlerinde toplumsal cinsiyet hassasiyetini gözetmesi gerektiği mesajı verilen değerlendirmelerde, koruyucu ve önleyici sosyal politikaların önemi vurgulandı. Türkiye'nin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kadınların ve kız çocuklarının haklarını korumaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü ifade edilirken, kriz sonrası iyileşme ve yeniden inşa süreçlerinde kadınların karar alma mekanizmalarına aktif katılımının sağlanmasının kritik bir öneme sahip olduğu belirtildi.