Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla yürütülen çok yönlü mücadele sayesinde son 7 yılda 9 bin 133 tarihi eserin Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelesinde gelinen son noktayı ve elde edilen başarıları değerlendirdi. Bakan Ersoy, yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan Anadolu kökenli eserlerin geri kazanılması sürecinin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayarak, bu alanda yürütülen "kültürel diplomasi"nin somut sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Son 7 Yılda Büyük Başarı
Bakan Ersoy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı videolu paylaşımda, yürütülen çalışmaların istatistiki verilerine dikkat çekti. Bakanlığın verilerine göre, 2018-2025 dönemini kapsayan son 7 yılda toplam 9 bin 133 kültür varlığı Türkiye'ye iade edildi.
Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise rakamların boyutu dikkat çekiyor. 2002 ile 2025 yılları arasında iadesi sağlanan eser sayısı 13 bin 448'e ulaşırken, 1980'den günümüze kadar Türkiye'ye kazandırılan toplam eser sayısının 26 bin 767 olduğu belirtildi.
Bilimsel ve Hukuki Takip Süreci
Kaçakçılıkla mücadelenin sadece diplomatik bir süreç olmadığını, aynı zamanda ciddi bir bilimsel ve hukuki altyapı gerektirdiğini belirten Ersoy, sürecin işleyişine dair detaylar verdi. Yurt dışındaki müze, müzayede evi ve özel koleksiyonların uzman ekiplerce titizlikle tarandığını ifade eden Bakan Ersoy, tespit edilen eserler için arşiv belgeleri ve bilimsel raporlarla desteklenen dosyalar hazırlandığını kaydetti.
Ersoy, "Yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan kültür varlıklarımızı bilimsel, hukuki ve diplomatik çalışmalarla tek tek tespit ediyor, ait oldukları topraklara kazandırıyoruz. Her bir eser için aynı hassasiyetle çalışıyoruz," ifadelerini kullandı.
"Sadece Bir İade Değil, Bir Duruş"
Bakan Ersoy, yürütülen bu operasyonların sadece fiziki bir iade süreci olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Uluslararası işbirliklerinin önemine değinen Ersoy, Türkiye'nin haklı taleplerinin uluslararası hukuk zemininde artık daha güçlü bir karşılık bulduğunu belirtti.
Bu mücadelenin ulusal egemenlik ve tarihsel hafıza açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ersoy, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
"Bu çalışmalar, kültürel egemenliğimize, tarihsel hafızamıza ve ortak mirasımıza sahip çıkma kararlılığımızın açık bir göstergesidir. Bu sadece bir iade değil, bir duruştur."
Bakanlık, gelecek dönemde de yurt dışındaki eserlerin izini sürmeye ve Anadolu'nun kültürel mirasını gelecek kuşaklara eksiksiz aktarmak için çalışmalarına devam edecek.