28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Bakan Bolat: Gümrük Birliği’ni Güncellemek AB’nin Ekonomik Güvenliği İçin de Şart

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği’nin Türkiye aleyhine işlediği yönündeki eleştirilerin verilerle örtüşmediğini belirterek, anlaşmanın güncellenmesinin Avrupa’nın tedarik zinciri güvenliği adına stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.

Paylaş:
Bakan Bolat: Gümrük Birliği’ni Güncellemek AB’nin Ekonomik Güvenliği İçin de Şart

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği’nin Türkiye aleyhine işlediği yönündeki eleştirilerin verilerle örtüşmediğini belirterek, anlaşmanın güncellenmesinin Avrupa’nın tedarik zinciri güvenliği adına stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ticari ilişkilerin omurgasını oluşturan Gümrük Birliği anlaşmasına yönelik tartışmalara son noktayı koydu. Anlaşmanın Türkiye ekonomisine zarar verdiği yönündeki iddiaların "gerçeklerden kopuk" olduğunu belirten Bolat, sürecin güncellenmesinin sadece Ankara’nın bir talebi olmadığını, değişen küresel dinamikler nedeniyle Brüksel için de kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldiğini ifade etti.

"İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Yüzde 100’ü Aştı"

Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girdiği 1995 yılından bu yana Türkiye ekonomisi için kritik bir çıpa görevi gördüğünü hatırlatan Bolat, 30 yıllık süreçteki somut ekonomik kazanımlara dikkat çekti. Bakan Bolat, anlaşmanın başlangıcında ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 50 seviyelerinde olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 100’ün üzerine çıktığını vurguladı.

Bolat, ikili ticaret hacminin geçen sürede 8 kat artarak 233 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Bu süreç sadece hacimsel bir büyümeyi değil, yapısal bir dönüşümü de beraberinde getirdi. İhracatımızdaki orta-yüksek teknolojili ürün payı yüzde 43,5’e yükseldi" değerlendirmesinde bulundu.

Güncelleme Talebi ve AB’nin Stratejik İhtiyacı

Mevcut Gümrük Birliği yapısının sadece sanayi malları üzerine kurgulandığını ve bugünün ekonomik gerçeklerine yanıt vermekte yetersiz kaldığını belirten Bolat, hizmetler ticareti, e-ticaret, kamu alımları ve tarım gibi alanların kapsama dahil edilmesi gerektiğini savundu.

Bolat, güncelleme sürecinin tek taraflı bir talep olmadığının altını çizerek şunları kaydetti: "Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, tedarik zincirlerini güvence altına almak isteyen AB'nin ekonomik güvenliği için de bir zorunluluktur. Jeopolitik riskler, enerji ve savunma alanındaki bağımlılıklar ve tedarik zinciri kırılganlıkları karşısında Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, AB yetkilileri tarafından da dile getirilmektedir."

Taşımacılık kotalarının kaldırılması ve Türk iş insanlarının vize serbestisi gibi konuların da güncelleme paketinin merkezinde yer aldığı belirtildi.

AB-Hindistan Anlaşması Türkiye İçin Tehdit mi?

Avrupa Birliği’nin Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türkiye pazarında kayıplara yol açacağı endişelerine de değinen Bolat, bu konuda yapılan analizlerin eksik olduğunu ifade etti. Hindistan’ın ihracat odaklı olmaktan ziyade içe dönük bir üretim yapısına sahip olduğunu hatırlatan Bolat, Türkiye’nin "serbest dolaşım" avantajına dikkat çekti.

Bolat, "Gümrük Birliği kapsamındaki ürünlerimiz menşe kriteri aranmaksızın AB pazarında serbestçe dolaşırken, STA ülkelerinin ürünleri katı menşe kurallarına tabidir. Bu durum, Türkiye’ye Hindistan gibi ülkelere kıyasla büyük bir rekabet avantajı sağlamaktadır" dedi.

Hindistan’a Yönelik Vergi İndirimi İddiaları Asılsız

Bakan Bolat, kamuoyunda ve bazı medya organlarında yer alan, AB-Hindistan anlaşması nedeniyle Türkiye’nin de Hindistan menşeli ürünlere gümrük vergilerini düşüreceği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Bolat, "Türkiye'nin böyle bir gündemi ya da planlaması yoktur. Bu yöndeki haber ve yorumlar tamamen asılsızdır" ifadelerini kullandı. Ayrıca olası bir trafik sapması riskinin Bakanlık tarafından yakından izlendiği ve gerekirse önlem alınacağı mesajı verildi.

İhracatta Yeni Rota: 2026 Hedefi 60 Ülke

Türkiye’nin ihracat stratejilerini çeşitlendirdiğini belirten Bolat, tek pazara bağımlı kalmamak adına "Uzak Ülkeler Stratejisi"nin başarıyla uygulandığını aktardı. Bakanlık, pazar çeşitliliğini kalıcı hale getirmek amacıyla 2026 yılı için 60 ülkeyi "İhracatta Hedef Ülke" olarak belirledi.

Yeşil dönüşüm sürecine de değinen Bolat, Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyumun ihracatçılar için bir tercih değil, pazar erişim koşulu olduğunu vurgulayarak, firmalara yönelik "Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği" gibi mekanizmaların devrede olduğunu hatırlattı.