Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin nükleer enerjiyi üretim portföyüne dahil etme hedefine ilişkin açıklamalarda bulunarak, bu stratejik adımın ülkenin on yıllardır süregelen rüyasını gerçeğe dönüştüreceğini vurguladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı, arz güvenliği ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda nükleer enerjinin taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Ülkenin artan enerji ihtiyacının kesintisiz ve temiz kaynaklardan karşılanması gerektiğini belirten Bayraktar, nükleer enerjinin bu vizyonun merkezinde yer aldığını ifade etti.
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji politikalarına yönelik değerlendirmesinde, "70 yıllık rüyası olan nükleeri enerji sepetine katmış bir Türkiye hedefimiz var" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Türkiye'nin yarım asrı aşan nükleer santral kurma girişimlerinin artık somut bir üretim kapasitesine dönüşmek üzere olduğunun altını çiziyor.
Türkiye'nin nükleer enerji yolculuğundaki ilk ve en büyük adımı olan Mersin'deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde (NGS) çalışmalar devam ederken, bu projenin devreye alınmasıyla birlikte Türkiye resmi olarak nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler arasına katılacak. Enerji sepetinin çeşitlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve enerji arzında istikrarın sağlanması açısından nükleer santraller kritik bir altyapı olarak değerlendiriliyor.
Uzun vadeli planlamalar kapsamında, Akkuyu'nun yanı sıra Sinop ve Trakya'da kurulması hedeflenen yeni nükleer güç santralleri ile Küçük Modüler Reaktörler (SMR) teknolojisine yönelik yatırımlar da Türkiye'nin nükleer portföyünü genişletme stratejisinin parçaları arasında bulunuyor.
Bakanlığın yürüttüğü bu çalışmalar, aynı zamanda Türkiye'nin karbon emisyonlarını düşürme ve "net sıfır" hedeflerine ulaşmasında da temel bir araç olarak konumlandırılıyor. Fosil yakıtlara olan ihtiyacı azaltacak olan nükleer enerji hamlesi, ülkenin yeşil enerji dönüşümünü hızlandırmayı amaçlıyor.