27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında "Özel Hastane Satışı" ve Siyasi İddialar Damga Vurdu

Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve aralarında görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı davanın 13. duruşması tamamlandı. Duruşmada, belediye mülkiyetindeki hastanenin değerinin altında satıldığı iddiaları ve ihale süreçlerine ilişkin çarpıcı savunmalar öne çıktı.

Paylaş:
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında "Özel Hastane Satışı" ve Siyasi İddialar Damga Vurdu

Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve aralarında görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı davanın 13. duruşması tamamlandı. Duruşmada, belediye mülkiyetindeki hastanenin değerinin altında satıldığı iddiaları ve ihale süreçlerine ilişkin çarpıcı savunmalar öne çıktı.

İSTANBUL – İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki salonda görülen Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 13. celsesi, sanık savunmaları ve çapraz sorgularla geride kaldı. Aralarında 6’sı görevden uzaklaştırılan 7 belediye başkanı ile 24 tutuklu sanığın bulunduğu davada, özellikle belediye mülklerinin devri ve ihale komisyonlarının işleyişine dair ifadeler dikkat çekti.

"Hastane Borç Karşılığı Değerinin Altında Verildi" İddiası

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, tutuksuz yargılanan ihale danışmanı Mustafa Mutlu’nun çapraz sorgusu gerçekleştirildi. Mahkeme heyeti ve avukatların sorularını yanıtlayan Mutlu, Beltaş mülkiyetindeki Özel Etiler Hastanesi’nin, örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş’a piyasa değerinin 180 milyon lira altında satıldığı yönündeki suçlamalara yanıt verdi.

Mutlu, savunmasında söz konusu satışın bir "mahsuplaşma" olduğunu öne sürdü. Aktaş ve akrabalarının belediyeden yüklü miktarda alacağı bulunduğunu iddia eden Mutlu, "Parasını tahsil edebilmesi için önüne bu seçenek konuldu. Aziz İhsan Aktaş, kendisi ve akrabalarının alacağını bu mülk ile karşıladı. Durum bu şekilde değerlendirilebilir" ifadelerini kullandı.

Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı tutuksuz sanık Ozan İş’in, hastane satışı için Aktaş’a baskı yapıp yapmadığı sorusuna ise Mutlu, doğrudan bir baskıdan haberdar olmadığını ancak ödemelerin yapılmayarak Aktaş’ın bu yola mecbur bırakıldığını savundu.

Rıza Akpolat’tan "Siyasi Güç" İddiasına Tepki

Duruşmada tansiyonun yükseldiği anlardan biri, Mustafa Mutlu’nun görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a yönelik iddiaları sırasında yaşandı. Mutlu, Akpolat’ın ihale dışı temin edilen bazı araçları partisinin genel merkezine göndererek siyasi bir güç elde ettiğini, bu durumun İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu cephesinde rahatsızlık yarattığını öne sürdü.

Bu iddialar üzerine söz alan sanık Rıza Akpolat, suçlamaları kesin bir dille reddetti. Akpolat, "Burada bir siyasi rekabetten ve bu sebeple belediyede usulsüzlük yapıldığı iddiasından bahsediliyor. Bu ciddi bir ithamdır. Hangi usulsüzlükle siyasete kaynak aktarılmış, hangi kongre kazandırılmıştır? Bunun kaynağı nedir?" diyerek tepkisini dile getirdi. Mutlu ise bu soruya, "Ben kongre kazandırdığınızı söylemedim, sadece bazı araçların siyaseten ilgili kişilere gönderildiğini belirttim" yanıtını vermekle yetindi.

İhale Komisyonu Üyeleri: "Sadece İmza Attık"

Duruşmada dinlenen diğer belediye çalışanları ise teknik personel olarak süreçlere dahil olduklarını ve usulsüzlüklerden haberdar olmadıkarını savundu.

  • "Emekliliğim Ertelendi, Sanık Oldum": 29 yıllık belediye çalışanı tutuksuz sanık Ali Erdem, emekliliği gelmesine rağmen personel eksikliği nedeniyle müdürünün ricasıyla çalışmaya devam ettiğini ve komisyonda görevlendirildiği için kendini sanık sandalyesinde bulduğunu belirtti.
  • "Alanım Değil": Fen İşleri Müdürlüğü personeli Ali Güvendi, ihale işlerinden anlamadığını, sıradan bir memur olarak komisyona yazıldığını belirterek, "Tekliflerin alınmasında hiçbir dahlim yoktur" dedi.
  • "Tek Bir İhale": Mühendis Ali Fuat Toptaş ise 42 yıllık meslek hayatında sadece tek bir ihaleye katıldığını ve görevini layıkıyla yaptığını ifade ederek suçlamaları reddetti.
  • "Evrak Sahteliğini Bilemem": 16 yıllık çalışan Derya Coşkun, Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından hazırlanan evraklara, kurumsal işleyiş gereği imza attığını, evrakların içeriği veya sahteliği konusunda bilgisinin olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.

Genç Sanıktan "Şirket Benim" Savunması

24 yaşındaki tutuksuz sanık Yusuf Akın ise iddianamede yaşının şirket sahibi olmak için yetersiz görüldüğünü belirterek duruma itiraz etti. Akın, "1,5 yıllık emeğim hiçe sayılıyor. Aziz İhsan Aktaş akrabamdır ancak bana emir vermemiştir. Şirketlerimiz arasında sadece ticari ilişki vardır, örgüt üyesi değilim" şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, diğer tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı yarına erteledi.