Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nin (ECFR) son araştırması, kıta genelinde halkın büyük çoğunluğunun ABD veya İsrail tarafından İran'a düzenlenecek olası bir askeri harekatta ülkelerinin yer almasına karşı çıktığını ortaya koydu.
BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER
Avrupa genelinde yapılan kapsamlı bir kamuoyu yoklaması, Orta Doğu’da tırmanan gerilimle ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından yayımlanan son rapora göre, Avrupalıların büyük çoğunluğu, ABD veya İsrail’in İran’a yönelik olası askeri operasyonlarına destek verilmesine sıcak bakmıyor.
Rapor, Ukrayna ve Gazze’deki savaşların gölgesinde, Avrupa halkının yeni bir bölgesel çatışmaya müdahil olma konusundaki isteksizliğini gözler önüne serdi. Araştırma sonuçları, kıta başkentlerindeki siyasi irade ile sokaktaki vatandaşın beklentileri arasında derinleşen bir uçurum olduğuna işaret ediyor.
Askeri Müdahaleye Kesin Ret
Araştırma, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi Avrupa Birliği’nin lokomotif ülkeleri de dahil olmak üzere birçok üye devlette gerçekleştirildi. Elde edilen verilere göre, katılımcıların yarısından fazlası, İran’ın nükleer programını engellemek amacıyla dahi olsa, ABD veya İsrail tarafından gerçekleştirilecek bir saldırıya ülkelerinin askeri destek vermesine karşı çıkıyor.
Özellikle Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde, olası bir İran savaşında "tarafsızlık" seçeneğinin en popüler tercih olduğu görüldü. Anket katılımcıları, diplomatik çözüm yollarının tükenmediğine inanırken, askeri bir harekatın bölgedeki istikrarsızlığı Avrupa içlerine kadar taşıyabileceğinden endişe ediyor.
Petrol Fiyatları ve Mülteci Endişesi
Raporda, kamuoyunun bu tutumunun arkasındaki temel nedenler de irdelendi. Avrupalı seçmenlerin en büyük çekinceleri arasında, olası bir İran savaşının tetikleyeceği enerji krizi ve yeni bir mülteci dalgası yer alıyor.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji maliyetlerinde yaşanan artış hafızalarda tazeliğini korurken, Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak olası bir krizin petrol fiyatlarını rekor seviyelere çıkarmasından korkuluyor. Ayrıca, Orta Doğu’dan Avrupa’ya yönelebilecek yeni bir göç dalgası, birçok Avrupa ülkesinde iç siyasi dengeleri sarsabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.
Transatlantik İlişkilerde "İhtiyat" Dönemi
ECFR analistleri, bu sonuçların Avrupa ile ABD arasındaki güvenlik ilişkilerinde yeni bir "ihtiyat" dönemine işaret ettiğini vurguluyor. Washington yönetiminin İran'a karşı daha sert bir politika izlemesi durumunda, Avrupalı liderlerin kendi kamuoylarının baskısı nedeniyle bu politikalara destek vermekte zorlanabileceği belirtiliyor.
Araştırma, Avrupa halkının ABD ile ittifaka değer vermekle birlikte, Washington’ın Orta Doğu politikalarının "otomatik bir onaylayıcısı" olmak istemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle Polonya ve Baltık ülkelerinde ABD ile güvenlik iş birliği hayati görülse de, konu Orta Doğu olduğunda bu ülkelerde dahi temkinli bir yaklaşımın hakim olduğu gözleniyor.