ABD'nin kıta güvenliğindeki rolünün azalmasıyla birlikte Almanya, Fransa ve İngiltere öncülüğünde yeni bir savunma doktrinine hazırlanıyor. Berlin yönetimi, Ukrayna'da olası bir ateşkes sonrası için "lojistik ve komuta" odaklı aktif bir rol üstlenmenin sinyallerini verdi.
Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya, kıtanın güvenliğinde yıllardır sürdürdüğü "çekimser" tavrını terk etmeye hazırlanıyor. Paris’te düzenlenen "Gönüllüler Koalisyonu" toplantısında konuşan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna’da sağlanacak olası bir ateşkesin ardından Berlin’in askeri bir rol üstlenebileceğini açıkladı. Bu açıklama, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana askeri güç kullanımı konusunda hassas dengeler gözeten Berlin için tarihi bir kırılma noktasına işaret ediyor.
Washington'dan Gelen Baskı Berlin'i Harekete Geçirdi
Almanya'nın güvenlik politikasındaki bu radikal değişimin arkasındaki en büyük itici güç, Washington yönetiminin değişen öncelikleri. ABD Başkanı Donald Trump’ın transatlantik ilişkilerde yarattığı belirsizlik ve Avrupa’nın kendi güvenliğini finanse etmesi yönündeki ısrarlı baskısı, Avrupa başkentlerini harekete geçirdi.
Berlin'deki güvenlik kaynakları, ABD'nin stratejik ağırlığını Asya-Pasifik bölgesine kaydırmasıyla oluşan boşluğun, Avrupalı güçler tarafından doldurulmasının artık bir "tercih" değil, "zorunluluk" haline geldiğini vurguluyor. Almanya, bu yeni dönemde Fransa ve İngiltere ile birlikte Avrupa savunmasının ana omurgasını oluşturmayı hedefliyor.
Postallar Ukrayna Toprağına Basacak mı?
Başbakan Merz’in açıklamaları, "Alman askeri Ukrayna'ya gidecek mi?" sorusunu gündeme taşıdı. Ancak Berlin'deki hâkim görüş, tarihsel hassasiyetler ve Rusya ile doğrudan çatışma riskini minimize etmek adına daha temkinli bir formül üzerinde duruyor.
Planlanan misyonun, muharip güçlerden ziyade; lojistik destek, eğitim, komuta merkezi yönetimi ve caydırıcılık unsurları üzerine kurulması bekleniyor. Alman ordusunun (Bundeswehr), Ukrayna topraklarına doğrudan asker indirmek yerine, Polonya veya Romanya gibi komşu NATO ülkeleri üzerinden operasyonel destek sağlaması masadaki en güçlü seçeneklerden biri.
Dörtlü Güç Birliği: Türkiye Denkleme Dahil Olabilir
Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinin sadece Almanya, Fransa ve İngiltere ile sınırlı kalmayacağı, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye'nin de bu denklemde kritik bir rol oynayabileceği belirtiliyor.
Olası bir ateşkes senaryosunda oluşturulacak barış gücü veya gözlem misyonunda, Ankara'nın da dahil olduğu geniş katılımlı bir işbirliği modeli öngörülüyor. Almanya'nın bu süreçte tek başına hareket etmek yerine, müttefikleriyle birlikte "yük paylaşımı" esasına dayalı bir strateji izleyeceği, böylece hem içerideki siyasi tepkileri yumuşatacağı hem de operasyonel kabiliyeti artıracağı değerlendiriliyor.