Almanya'nın yıllar süren vetosunu kaldırmasıyla harekete geçen Avrupa'nın en büyük altı ekonomisi, kıta genelindeki sermaye piyasalarının tek bir merkezden denetlenmesi amacıyla ortak bir tasarı hazırlayarak tarihi bir finansal birleşme adımı attı.
Avrupa Birliği'nin (AB) en büyük altı ekonomisi konumundaki Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya ve Hollanda, on yılı aşkın süredir beklemede olan "Tasarruf ve Yatırım Birliği" projesini hayata geçirmek için stratejik bir mutabakata vardı. "E6" olarak adlandırılan bu altılı grup tarafından hazırlanan ortak bildiride, birlik genelindeki sermaye piyasalarının tek bir merkezden denetlenmesi yönünde ortak hareket etme kararı alındığı duyuruldu.
Avrupa sermaye piyasalarının entegrasyonu konusunda uzun süredir katı bir tutum sergileyen ve merkezi denetime karşı çıkan Almanya'nın vetosunu geri çekmesi, bu uzlaşının sağlanmasındaki en büyük etken oldu. E6 ülkelerinin maliye bakanları tarafından sunulan altı sayfalık metinde, Amerika Birleşik Devletleri benzeri derin ve entegre bir finansal piyasa yapısı kurmanın, Avrupa'nın büyüme potansiyelini artırmak ve ekonomik egemenliğini korumak için "acil bir stratejik zorunluluk" olduğu vurgulandı.
Yeni modelin odak noktasında, mükerrer bürokratik süreçlerin ve gereksiz maliyetlerin önüne geçilmesi yatıyor. Mutabakat kapsamında; borsalar, takas kurumları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları gibi sistemik öneme sahip sınır ötesi finansal altyapı aktörlerinin denetim yetkisinin, Paris merkezli Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Kurumuna (ESMA) devredilmesi planlanıyor.
Bu devasa entegrasyon projesine, ekonomilerinde finans sektörünün ağırlıklı bir yer tuttuğu daha küçük üye devletler ise temkinli yaklaşıyor. Özellikle Lüksemburg ve İrlanda'nın, denetim yetkisinin ulusal kurumlardan alınıp tamamen Brüksel ve Paris eksenine kaydırılmasından endişe duyduğu, İrlanda'nın diplomatik kanallar üzerinden bu rahatsızlığını dile getirdiği belirtiliyor.
E6 grubunun teklifi, sadece denetim mekanizmasının merkezileştirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Tasarı; piyasadaki finansal likiditeyi artırmak için menkul kıymetleştirme (securitization) işlemlerinin canlandırılmasını, dijital avroya yönelik hazırlıkların hızlandırılmasını ve şirket kurulumlarını kolaylaştıracak AB çapında bir "tek durak noktası" mekanizmasının inşa edilmesini de içeriyor.
AB sermaye piyasalarının yaklaşık yüzde 95'ini elinde bulunduran bu altı ülke, 2026 yılının ortasına kadar net bir hükümet pozisyonu oluşturmayı hedefliyor. Tasarının AB çapında yasalaşabilmesi için üye ülkelerin yüzde 55'ini ve toplam nüfusun yüzde 65'ini temsil eden "nitelikli çoğunluk" oyu gerekiyor. E6 ülkeleri, bu onayın sağlanamaması halinde en az dokuz üye ülkenin katılımıyla "güçlendirilmiş işbirliği" mekanizmasını devreye sokarak projeyi hayata geçirmeyi planlıyor.