Avrupa Birliği Komisyonu, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'nın C bölgesine yönelik yeni idari kararlarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, bu adımların derhal geri alınması çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği (AB), İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki faaliyetlerine yönelik sert eleştirilerini sürdürüyor. Brüksel yönetimi, İsrail hükümetinin Batı Şeria'nın "C Bölgesi" olarak adlandırılan kısmındaki sivil idare yetkilerine dair aldığı son kararlara tepki gösterdi. Komisyon, söz konusu adımların fiili ilhak anlamına geldiğini ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı.
"İlhak Uluslararası Hukuka Aykırıdır"
AB Komisyonu Sözcülüğü tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki idari yapıyı değiştirmeye yönelik son hamlelerinin endişe verici olduğu kaydedildi. Açıklamada, İsrail'in işgal altındaki topraklarda egemenlik yetkilerini genişletmesinin kabul edilemez olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Avrupa Birliği, ilhakın uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu gerçeğinin altını bir kez daha çizmektedir. İsrail hükümetine, işgal altındaki Batı Şeria'nın C bölgesinde aldığı yeni kararlardan geri dönmesi çağrısında bulunuyoruz."
AB yetkilileri, bu tür tek taraflı tasarrufların, bölgede barış ihtimalini zayıflattığını ve iki devletli çözüm vizyonunu tehlikeye attığını ifade etti.
C Bölgesi ve Yetki Devri Tartışmaları
Batı Şeria, Oslo Anlaşmaları çerçevesinde A, B ve C olmak üzere üç idari bölgeye ayrılmış durumda. Batı Şeria topraklarının yaklaşık yüzde 60'ını oluşturan C Bölgesi, hem idari hem de güvenlik açısından tamamen İsrail'in kontrolünde bulunuyor.
Son dönemde İsrail hükümeti bünyesinde, Batı Şeria'daki sivil yaşamı düzenleme yetkisinin ordudan alınarak doğrudan bakanlıklara bağlanmasına yönelik adımlar atıldığı biliniyor. Uluslararası kamuoyu ve hukukçular, askeri idareden sivil idareye geçiş anlamına gelen bu tür yetki devirlerini, bölgenin İsrail devletine "fiili ilhakı" (de facto annexation) olarak değerlendiriyor.
Brüksel'den gelen son çıkış, İsrail'in yerleşimci yanlısı politikalarını derinleştirdiği ve Filistinlilerin C bölgesindeki varlığını zorlaştırdığı bir dönemde, diplomatik baskıyı artırma amacı taşıyor. AB, işgal altındaki topraklarda statüko değişikliğine yol açacak her türlü yasal ve idari düzenlemenin karşısında duracağını yineledi.