Avrupa Birliği kurumları, yerli çelik endüstrisini küresel aşırı üretim baskısından korumak amacıyla gümrüksüz ithalat kotalarını büyük oranda düşürme ve sınırı aşan alımlara yüzde 50 gümrük vergisi uygulama kararı aldı.
Avrupa Birliği (AB) Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, birliğin stratejik öneme sahip çelik endüstrisini haksız rekabete ve küresel kapasite fazlasına karşı korumak için hazırlanan yeni düzenleme paketi üzerinde uzlaşmaya vardı. Hazırlanan plan kapsamında, AB pazarına girecek çelik ithalatında önemli kısıtlamalara gidilecek.
Üzerinde anlaşılan yeni kurallara göre, birliğe yapılacak gümrüksüz çelik ithalatı yıllık 18,3 milyon ton seviyesinde sınırlandırılacak. Bu rakam, 2024 yılındaki gümrüksüz ithalat hacmine kıyasla yüzde 47 oranında bir daralmayı ifade ediyor. Belirlenen bu kotanın aşılması durumunda ise şirketlere yüzde 50 oranında gümrük vergisi yansıtılacak.
Düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri de tedarik zincirindeki şeffaflığı ve izlenebilirliği artırmayı hedefleyen "eritme ve dökme" (melt and pour) şartı oldu. Bu kısıtlama sayesinde, kuralların etrafından dolaşılarak üçüncü ülkelerden AB pazarına sızdırılmaya çalışılan ucuz çeliğin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Mevcut koruma önlemlerinin süresinin dolacağı 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan yeni sistem, AB kurumlarının resmi onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından resmen devreye alınacak.
Dünyanın en büyük üçüncü çelik üreticisi olan Avrupa Birliği, son yıllarda düşük maliyetli ithal ürünler nedeniyle kendi iç pazarında ciddi bir rekabet sorunu yaşıyor. Savunma sanayisi başta olmak üzere birçok kritik sektörün temel hammaddesi olan çelik, yirmiden fazla AB ülkesinde 300 bini doğrudan olmak üzere toplamda 2,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nin uyguladığı gümrük vergileri ve dış pazarlardan gelen ucuz ithalat dalgası nedeniyle halihazırda kapasite kullanım oranı yüzde 65 seviyelerine kadar gerileyen AB çelik endüstrisinin, yeni önlem paketiyle birlikte yeniden canlandırılması planlanıyor. İthalat kısıtlamalarının etkisiyle, yerel üreticilerin kapasite kullanım oranının yüzde 80'e çıkarılması hedefleniyor.