Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Gazze’deki insani krizin çözümü ve kalıcı ateşkesin sağlanması amacıyla oluşturulan uluslararası "Barış Kurulu" toplantılarına Atina yönetiminin "gözlemci" statüsünde katılacağını duyurdu.
Yunanistan, İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların sonlandırılması ve bölgede iki devletli çözüm temelinde kalıcı bir barışın tesis edilmesi amacıyla kurulan uluslararası mekanizmalarda daha aktif bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre Atina yönetimi, Gazze için oluşturulan "Barış Kurulu"nun çalışmalarına resmen dahil oluyor.
Diplomatik "Köprü" Rolü
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis'in onayıyla gerçekleşen bu katılım, Atina’nın Orta Doğu politikasındaki denge arayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Bakanlık kaynakları, Yunanistan'ın hem İsrail ile olan stratejik ilişkileri hem de Arap dünyasıyla köklü bağları sayesinde, taraflar arasında güvenilir bir iletişim kanalı olabileceğine inanıyor.
Barış Kurulu toplantılarında "gözlemci" koltuğunda oturacak olan Yunanistan heyetinin, özellikle insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması için deniz koridorlarının açık tutulması ve savaş sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde Avrupa Birliği (AB) perspektifini masaya taşıması bekleniyor.
Toplantının Gündemi ve Beklentiler
Önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi planlanan Kurul toplantısında, bölgedeki gerilimin düşürülmesi ve sivil kayıpların önlenmesi ana gündem maddelerini oluşturacak. Yunanistan’ın bu platformda yer alması, AB’nin bölgedeki diplomatik varlığını artırma çabasıyla da örtüşüyor.
Atina, daha önce de Gazze’ye yönelik insani yardım operasyonlarında "Amalthea" planı gibi inisiyatiflere destek vermişti. Gözlemci statüsünün, Yunanistan’a karar alma mekanizmalarında oy hakkı tanımasa da, sürecin şeffaflığına katkı sağlama ve Avrupalı ortakları bilgilendirme noktasında kritik bir işlev yükleyeceği belirtiliyor.
Bölgesel İstikrar Vurgusu
Atina’daki diplomatik çevreler, bu hamlenin sadece Gazze ile sınırlı olmadığını, Doğu Akdeniz’deki genel güvenlik mimarisi açısından da önem taşıdığını vurguluyor. Yunanistan hükümeti, krizin bölgeye yayılmasını engellemek adına çok taraflı diplomasiyi tek çıkar yol olarak görüyor. Barış Kurulu’ndaki bu yeni pozisyon, Atina'nın "bölgesel istikrarın sütunu" olma iddiasını güçlendirme girişimi olarak yorumlanıyor.