1 Mart 2026 Pazar
Haber

Atık Bataryalar Stratejik Madene Dönüşüyor: Uzmanlardan "Kimyasal Ayrıştırma" Çağrısı

Türkiye’de elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, kullanım ömrünü tamamlayacak bataryaların yönetimi kritik bir gündem maddesi haline geldi. Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Onur Genç, 2030’lu yıllara dikkat çekerek, bataryaların "kimyasal dönüşüm" ile yeniden ekonomiye kazandırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Paylaş:
Atık Bataryalar Stratejik Madene Dönüşüyor: Uzmanlardan "Kimyasal Ayrıştırma" Çağrısı

Türkiye’de elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, kullanım ömrünü tamamlayacak bataryaların yönetimi kritik bir gündem maddesi haline geldi. Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Onur Genç, 2030’lu yıllara dikkat çekerek, bataryaların "kimyasal dönüşüm" ile yeniden ekonomiye kazandırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Elektrikli araç teknolojilerindeki hızlı ilerleyiş ve Türkiye pazarındaki yerli üretim Togg gibi aktörlerin devreye girmesi, otomotiv sektöründe köklü bir değişimi beraberinde getirdi. Sektörün geleceğini şekillendiren bu dönüşüm, sadece araçların yollara çıkmasını değil, kullanım ömürlerini tamamladıklarında nasıl bertaraf edilecekleri sorusunu da gündeme taşıdı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mekatronik Bölümü Öğretim Üyesi ve Elektrikli Taşıtlar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Onur Genç, batarya yönetiminde "kimyasal dönüşüm" yönteminin hayati önem taşıdığını belirtti.

Mekanik Aksam Azalıyor, Batarya Teknolojisi Öne Çıkıyor

İçten yanmalı motorlara kıyasla elektrikli araçların çok daha sade bir mekanik yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Genç, bu durumun üretim süreçlerini kolaylaştırdığını ancak ham madde dengelerini değiştirdiğini ifade etti. Klasik bir araçta yüzlerce mekanik parça bulunurken, elektrikli araçların temel olarak motor, güç aktarım sistemi ve şasiden oluştuğunu belirten Genç, bu sadeliğin batarya üretiminde kullanılan değerli madenlere sahip ülkeleri avantajlı konuma getirdiğini hatırlattı.

Elektrikli araçların emisyonu düşürerek çevreye sağladığı katkının sürdürülebilir olması ise atık yönetimindeki başarıya bağlı. Genç, bu çevreci avantajın ancak geri dönüşüm süreçlerinin doğru yönetilmesiyle korunabileceğini vurguladı.

Bataryanın Üç Evreli Yaşam Döngüsü

Bataryaların kullanım ömürleri ve sonrasındaki süreçler hakkında teknik bilgiler paylaşan Doç. Dr. Mehmet Onur Genç, sürecin üç ana safhadan oluştuğunu aktardı. Standart elektrikli otomobil bataryalarının ortalama 8 ila 12 yıl, elektrikli bisiklet ve scooter gibi mikromobilite araçlarının bataryalarının ise 3 ila 6 yıl kullanım ömrü bulunuyor.

Genç, "İkincil ömür" olarak adlandırılan evreyi ise şöyle açıkladı: "Bir elektrikli araç bataryası kapasitesi yüzde 70-80 seviyelerine düştüğünde araç için verimsiz hale gelir ancak tamamen işlevsiz kalmaz. Bu bataryalar araçlardan sökülerek güneş enerjisi depolama sistemlerinde veya fabrikaların enerji pik yüklerini dengelemek amacıyla ikinci bir ömür sürer."

"Değerli Atık Tozu" ve Kimyasal Dönüşüm

Bataryaların nihai olarak ömrünü tamamlamasının ardından fiziksel ve kimyasal işlemlerin devreye girmesi gerektiğini belirten Genç, asıl stratejik değerin bu noktada ortaya çıktığını kaydetti. Fiziksel kırım işlemiyle demir, alüminyum ve bakır gibi materyallerin ayrıştırıldığını ifade eden Genç, lityum, mangan, nikel, kobalt ve fosfat gibi kritik elementlerin ise "değerli atık tozu" olarak kimyasal işlemlerle geri kazanılması gerektiğinin altını çizdi.

2030 Yılı İçin Stratejik Uyarı

Türkiye pazarında 2020 yılından sonra trafiğe çıkan elektrikli araçların bataryalarının, 2030'lu yıllarda ömürlerini tamamlamaya başlayacağını hatırlatan Genç, bu tarihin bir milat olacağını öngörüyor.

Gelecek on yılda stratejik üstünlüğün, kimyasal geri dönüşüm kabiliyetine sahip ülke ve firmalarda olacağını belirten Doç. Dr. Genç, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Batarya artık stratejik bir ham maddedir. Özellikle 2030'a doğru giderken, araçlar elektronik sistem ve batarya açısından bir döngüye girecek. Bu değerli minerallerin kimyasal yöntemlerle ayrıştırılıp tekrar üretime kazandırılması büyük bir kıymet taşıyor. Şarj istasyonlarının yaygınlaşması kadar, atık bataryaların geri dönüşümü için şimdiden stratejik hedefler konulması şart."