Ekim 2025'te sağlanan ateşkesin üzerinden yedi ay geçmesine karşın İsrail, Gazze Şeridi'ndeki askeri varlığını kalıcılaştırma adımları atıyor. "Sarı Hat" sınırlarını batıya doğru genişleterek fiili bir "Turuncu Hat" dayatan İsrail ordusu, Filistinlilerin barınabildiği güvenli alanı yüzde 36'ya kadar düşürdü.
Gazze Şeridi'nde Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin üzerinden yedi aya yakın bir süre geçmesine rağmen, İsrail ordusu bölgedeki askeri işgalini yeni defakto stratejilerle derinleştiriyor. Ateşkesin şartlarına göre kademeli olarak geri çekilmesi beklenen İsrail güçleri, işgal alanını batıya doğru her geçen gün daha da genişleterek "Turuncu Hat" adını verdiği fiili bir sınır şeridi oluşturdu [1].
Mevcut mutabakat kapsamında İsrail'in aşamalı olarak "Mavi Hat"tan "Sarı Hat"ta, ilerleyen süreçte "Kırmızı Hat"ta çekilmesi ve nihayetinde Gazze'den tamamen ayrılması öngörülüyordu [1]. Ancak sahadaki gelişmeler bu planın aksine bir tablonun ortaya çıktığını gösteriyor. Gazze Şeridi'nin yüzde 53'lük bir bölümünü halihazırda işgal eden ve "Sarı Hat" olarak tanımlanan hattı terk etmeyen ordu birlikleri, sokak aralarına yerleştirdiği sarı beton bloklarla sınırları fiziki olarak belirleyip giderek daha da batıya kaydırdı [1].
İsrail'in yardım kuruluşlarıyla paylaştığı güncel haritalara göre, "Turuncu Hat" uygulamasıyla birlikte Filistinli sivillerin yaşayabildiği alan, Gazze'nin toplam yüzölçümünün yüzde 47'sinden yüzde 36'sına kadar gerilemiş durumda [1]. Sürekli daralan bu bölgeye sıkışan siviller, insansız hava araçları (İHA) destekli askeri baskı ve taciz ateşlerinin gölgesinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Gelişen bu ihlaller nedeniyle özellikle Han Yunus, Gazze kentindeki Zeytun Mahallesi ve Cibaliya bölgesindeki çok sayıda Filistinli aile, evlerini ve sığındıkları çadırları terk ederek yeniden göç etmek zorunda bırakıldı [1].
İsrailli siyasetçi ve üst düzey askeri yetkililerin, sahada oluşturulan bu hatların "yeni kalıcı sınırlar" olabileceği yönündeki açıklamaları, bölge halkındaki uzun vadeli işgal endişelerini artırıyor [1]. Filistinliler, İsrail'in ele geçirdiği bu bölgelerden çekilmeyerek güvenlik eksenli yeni bir durum dayattığını belirtiyor. Ateşkesin tüm aşamalarıyla hayata geçirilmesini amaçlayan siyasi adımların sık sık sekteye uğramasının, Tel Aviv yönetiminin sahadaki sınırları "oldubitti" ile değiştirme politikasını kolaylaştırdığı ifade ediliyor [1].