Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail güçleri, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden güneyine birçok noktayı hem havadan hem de denizden hedef aldı.
Bugünkü Haberler — İsrail ordusu, Gazze Şeridi genelinde 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını ihlal eden yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bölgeden ulaşan son bilgilere göre, İsrail hava ve deniz kuvvetleri ile topçu birlikleri, Refah, Han Yunus ve Gazze kentinin doğu bölgelerine eş zamanlı operasyonlar düzenledi.
Saldırıların Hedefinde Sivil Yerleşimler Var
Yerel kaynaklardan ve görgü tanıklarından edinilen bilgilere göre, İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin en güneyinde yer alan Refah kentinin doğu kesimlerini hedef aldı. Saldırılarda can kaybı olup olmadığına dair henüz net bir veri paylaşılmazken, bölgedeki sivil altyapının zarar gördüğü bildirildi.
Gerilimin tırmandığı bir diğer nokta ise Han Yunus oldu. İsrail ordusuna ait askeri araçların kentin doğu kırsalına yoğun ateş açtığı, eş zamanlı olarak İsrail deniz kuvvetlerinin de Han Yunus’un sahil şeridini denizden bombaladığı kaydedildi.
Gazze Kentine Çapraz Ateş
Saldırılar yalnızca güney hattıyla sınırlı kalmadı. Gazze kentinin doğu bölgeleri de hem hava saldırıları hem de topçu atışlarıyla sarsıldı. Görgü tanıkları, savaş uçaklarının bombardımanı ile karadan yapılan topçu atışlarının eş zamanlı gerçekleştiğini ve bölgeden dumanların yükseldiğini aktardı.
Ateşkes Döneminde Yüzlerce İhlal
Ekim 2025’te taraflar arasında varılan ateşkes mutabakatı, bölgede kalıcı sükuneti sağlamayı amaçlıyordu. Ancak sahadaki veriler, anlaşmanın kağıt üzerinde kaldığına işaret ediyor. Resmi kaynaklara yansıyan raporlara göre, ateşkesin başladığı tarihten bugüne kadar gerçekleşen yüzlerce ihlal sonucunda 612 Filistinli yaşamını yitirirken, 1.640 kişi de yaralandı.
Uluslararası kamuoyunun tepkisine rağmen devam eden bu ihlaller, halihazırda büyük bir insani krizle mücadele eden Gazze Şeridi’ndeki durumu daha da zorlaştırıyor. Bölgedeki sivil altyapının yaklaşık yüzde 90’ının tahrip olduğu belirtilirken, son saldırıların insani yardım faaliyetlerini de sekteye uğratmasından endişe ediliyor.