1 Mart 2026 Pazar
Haber

Arşivdeki Kutsal Mekanlar Yapay Zeka ile Hareketlendi: Engin Uzun’dan Dijital "Vuslat" Projesi

30 yıllık fotoğraf yolculuğunu yapay zeka teknolojisiyle birleştiren sanatçı Engin Uzun, Mekke, Medine ve Kudüs’ün tarihi karelerini dijital ortamda yeniden canlandırarak izleyicileri asırlar öncesine götürüyor.

Paylaş:
Arşivdeki Kutsal Mekanlar Yapay Zeka ile Hareketlendi: Engin Uzun’dan Dijital "Vuslat" Projesi

30 yıllık fotoğraf yolculuğunu yapay zeka teknolojisiyle birleştiren sanatçı Engin Uzun, Mekke, Medine ve Kudüs’ün tarihi karelerini dijital ortamda yeniden canlandırarak izleyicileri asırlar öncesine götürüyor.

Fotoğraf sanatçısı Engin Uzun, arşivinde yer alan ve İslam dünyasının en kutsal mekanlarına ait tarihi fotoğrafları yapay zeka teknolojisi kullanarak hareketli görüntülere dönüştürüyor. Uzun yıllardır fotoğrafçılıkla uğraşan ve özellikle kutsal topraklara dair geniş bir görsel belleğe sahip olan sanatçı, 1800’lü yıllardan kalan nadide kareleri günümüz teknolojisiyle harmanlayarak dijital dünyada yankı uyandıran bir projeye imza atıyor.

Tarihi Karelere Dijital Dokunuş

Mekke, Medine ve Kudüs başta olmak üzere kutsal mekanlara ait binlerce karelik bir arşive sahip olan Uzun, özellikle 2015 yılından bu yana Kabe fotoğrafları üzerine yoğunlaşmış durumda. Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir bu mekanlardan fiziksel olarak uzak kaldığını belirten sanatçı, bu özlemini ve birikimini dijital sanata aktarıyor.

Eski fotoğrafları önce restore eden, ardından yapay zeka algoritmalarıyla bu durağan görüntülere hayat veren Uzun, amacının izleyicilerin zihninde kalıcı bir iz bırakmak olduğunu vurguluyor. Sosyal medya kullanıcılarının günün sonunda, uyumadan önce gördükleri son görüntünün kutsal mekanlar olmasını hedeflediğini belirten sanatçı, bu çalışmaların insanların manevi dünyasına dokunmayı amaçladığını ifade ediyor.

"Gerçeği Arayış Sürecek"

Yapay zeka teknolojisinin sanat dünyasındaki hızlı yükselişine dair öngörülerini de paylaşan Uzun, teknolojinin kullanım biçimine dair kendi etik ve fıkhi sınırlarını çiziyor. Var olmayan bir şeyi üretmek yerine, var olan gerçekliği teknolojiyle desteklemenin daha doğru bir yaklaşım olduğunu savunan sanatçı, dijital içerik üretimindeki bu furyanın birkaç yıl içinde dengeleneceğini ve insanların yeniden "gerçeğin" peşine düşeceğini öngörüyor.

Uzun’un çalışmaları sadece kutsal mekanlarla sınırlı değil. Sanatçı, Gazze’de yaşanan insani drama dikkat çekmek amacıyla hazırladığı "365 Gün Öldük" projesiyle de tanınıyor. Bu seride, Filistin kefiyesi takmış 365 farklı kişinin portresiyle bölgedeki acıya sanatsal bir dille şahitlik ediyor.

Zorlu Süreçten Doğan Bir Kitap

Sanat çalışmalarının yanı sıra kişisel bir mücadele de veren Engin Uzun, bir süredir pankreas kanseri tedavisi görüyor. Hastalık sürecinde yaşadığı deneyimleri ve hayata dair değişen bakış açısını "Rabbim Ne Olur Toparla Beni" adlı kitabında toplayan yazar, eserini hem hastalara hem de hasta yakınlarına bir tür rehber olarak nitelendiriyor.

Hayatındaki önceliklerin bu süreçte tamamen değiştiğini belirten Uzun, kitabında zor zamanlarda manevi dayanıklılığın önemine değiniyor. Hastalık sürecini bir durup düşünme ve arınma vesilesi olarak gören sanatçı, okurlarına umut aşılamayı hedefliyor.