Arap Birliği Dışişleri Bakanları, İran’ın bölge ülkelerine yönelik misilleme saldırılarını görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Genel Sekreter Ahmed Ebu Gayt, Arap ülkelerinin devam eden çatışmalarda taraf olmadığını vurgulayarak Tahran yönetimine "stratejik hatadan dönme" çağrısı yaptı.
BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ
Arap Birliği Dışişleri Bakanları, İran'ın son dönemde gerçekleştirdiği misilleme saldırılarını ve bölgede tırmanan gerilimi ele almak üzere telekonferans yöntemiyle olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıdan, Arap ülkelerinin egemenliğine yönelik ihlallerin kabul edilemeyeceği ve bölgenin daha büyük bir kaosa sürüklenmemesi gerektiği mesajı çıktı.
Toplantının açılışında konuşan Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Arap dünyasının tek ses olarak hareket ettiğini belirtti. Herhangi bir Arap ülkesinin egemenliğine, toprak bütünlüğüne veya hava sahasına yönelik saldırıların "kırmızı çizgi" olduğunu vurgulayan Ebu Gayt, bu tür eylemlerin hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını ifade etti.
Genel Sekreter, mevcut krizdeki pozisyonlarını net bir dille özetleyerek, "Arap ülkeleri, mevcut savaşın bir tarafı olmadıkları gibi, bu çatışmanın patlak vermesini de arzu etmemişlerdir" dedi. Ebu Gayt ayrıca, İran yönetimini izlediği politikaları gözden geçirmeye davet ederek, komşu ülkelere saldırmanın "düzeltilmesi gereken stratejik bir hata" olduğu uyarısında bulundu.
Kahire ve Maskat'tan "Diplomasi" Vurgusu
Toplantıda söz alan Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Kahire yönetiminin tavrını net bir şekilde ortaya koydu. İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kesin bir dille reddettiklerini belirten Abdulati, Mısır'ın Körfez ülkeleri, Ürdün ve Irak ile tam dayanışma içinde olduğunu bildirdi. Bölgenin tehlikeli bir kaosa sürüklenme riski taşıdığını hatırlatan Mısır Dışişleri Bakanı, askeri gerilimin düşürülmesi için diplomatik kanalların ve diyaloğun önceliklendirilmesi gerektiğini savundu.
Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi de bölgenin kritik bir dönüm noktasından geçtiğine dikkat çekti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran’ın karşı hamlelerini değerlendiren Busaidi, askeri yöntemlerin diyalog ve barışın önüne geçtiği bir sürecin yaşandığını vurguladı.
Ummanlı bakan, ABD ve İsrail eksenli saldırıları "hukuk dışı" olarak nitelendirirken, İran’ın komşularına yönelik misilleme saldırılarını da "son derece üzücü ve kabul edilemez" olarak tanımladı. Busaidi, krizin kökten çözümü için tüm tarafları itidalli olmaya ve ateşkes için diplomatik çabaları artırmaya çağırdı.
Kuveyt: Saldırılar Ulusal Güvenliğimize Tehdit
Toplantının en sert çıkışlarından biri, doğrudan saldırıların hedefi olan Kuveyt’ten geldi. Kuveyt Dışişleri Bakanı Abdullah el-Yahya, İran’ın 28 Şubat’tan bu yana ülkesine yönelik çok sayıda füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı.
Saldırılarda sivil altyapının, havalimanının ve kamu binalarının hedef alındığını belirten Kuveytli bakan, yaşanan can kayıplarına dikkat çekti. İran’ın, çatışmalara dahil olmayan ülkelere saldırmasının hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını belirten El-Yahya, bu durumun sadece bölgesel değil, uluslararası barış için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Harici de toplantıda yaptığı konuşmada, İran’ın sivil yerleşimleri ve diplomatik misyonları riske atan saldırılarını kınadıklarını yineledi. Toplantı sonucunda Arap ülkeleri, bölgesel güvenlik ve istikrarın korunması adına ortak hareket etme kararlılıklarını bir kez daha teyit etti.