15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Antarktika’da Kritik Eşik: Türkiye’nin Bilim Seferlerinde On Yıllık Vizyon

Beyaz Kıta’daki bilimsel varlığında onuncu yılını dolduran Türkiye, Horseshoe Adası’ndaki kalıcı üs çalışmaları ve "Danışman Ülke" statüsü hedefiyle kutuplardaki stratejik konumunu güçlendiriyor.

Paylaş:
Antarktika’da Kritik Eşik: Türkiye’nin Bilim Seferlerinde On Yıllık Vizyon

Beyaz Kıta’daki bilimsel varlığında onuncu yılını dolduran Türkiye, Horseshoe Adası’ndaki kalıcı üs çalışmaları ve "Danışman Ülke" statüsü hedefiyle kutuplardaki stratejik konumunu güçlendiriyor.

Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel varlığı, resmi olarak 17 Ocak 2015’te başlayan süreçle birlikte onuncu yılını doldurdu. "Beyaz Kıta" Antarktika’ya yönelik onuncu ulusal bilim seferine hazırlanan Türkiye, geride kalan on yılda gerçekleştirdiği çalışmalarla bölgedeki statüsünü "gözlemci" konumundan, karar mekanizmalarında oy hakkı bulunan "danışman" ülke seviyesine taşımayı hedefliyor.

%%ENTITY:6c56a3d4-518a-4d71-bfc4-2f59d382ac4f:Horseshoe Adası%% ve Kalıcı Üs Hedefi

Türkiye’nin kutup stratejisinin merkezinde, bilimsel çalışmaların sürdürülebilirliğini garanti altına alacak olan Horseshoe Adası’ndaki kalıcı üs projesi yer alıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda yürütülen bu proje, sadece fiziksel bir yapı inşası değil, aynı zamanda diplomatik bir anahtar niteliği taşıyor.

Kalıcı üs, Türk bilim insanlarının kıtada yıl boyunca ikamet etmesine olanak tanıyarak, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde Türkiye’nin "Danışman Ülke" (Consultative Status) statüsüne geçişini hızlandırmayı amaçlıyor. Bu statü, Türkiye’nin kıtanın yönetimi ve geleceğiyle ilgili kararlarda doğrudan söz sahibi ve oy hakkı olan ülkeler arasına girmesini sağlayacak.

Bilimsel Diplomaside Yeni Dönem

Kutup çalışmaları, saha araştırmalarının yanı sıra masadaki diplomatik gücü de içeriyor. Türkiye, Antarktika Antlaşması’nda "istişari taraf" olmak için gerekli teknik ve diplomatik hazırlıkları "Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulu" çatısı altında yürütüyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın açıklamalarına göre, Türkiye bugüne kadar 14 ülke ile kutup araştırmaları alanında iş birliği anlaşması imzaladı ve 4 ülkeyle daha müzakereler devam ediyor. Bu iş birlikleri, lojistik imkanların paylaşılmasından ortak bilimsel projelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

İklim Değişikliğinden Uzay Gözlemlerine Geniş Araştırma Ağı

Geride kalan dokuz seferde Türk bilim insanları, küresel literatüre katkı sağlayan önemli verilere ulaştı. Yapılan araştırmalar şu başlıklarda yoğunlaştı:

  • İklim Değişikliği ve Okyanus Bilimleri: Deniz seviyesi değişimleri, okyanus akıntıları ve erime hızları milimetrik hassasiyetle ölçülerek küresel iklim modellerine veri sağlandı. Antarktika ile Kuzey Kutbu arasındaki atmosferik etkileşimler incelendi.
  • Biyoçeşitlilik ve Tıp: Kıtadaki ekstrem koşullara dayanıklı bakteri ve liken türleri üzerinde yapılan çalışmalar, tıp ve eczacılık alanında yeni ilaçların geliştirilmesi potansiyelini ortaya koydu.
  • Çevre Kirliliği: Dünyanın insan yaşamından en uzak noktası olan Antarktika’da mikroplastik kirliliğinin boyutları araştırılarak, küresel kirlilik haritaları oluşturuldu.
  • Uydu ve Konumlandırma: Horseshoe Adası’na kurulan Küresel Konumlama Uydu Sistemleri (GNSS) istasyonları ile yer kabuğu hareketleri izlenirken, küresel navigasyon sistemleri için kritik veriler üretilmeye başlandı.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İTÜ Kutup Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile başlayan ve bugün devlet politikası haline gelen bu süreçte, Prof. Dr. Burcu Özsoy gibi Türk bilim insanlarının uluslararası komitelerdeki (SCAR) üst düzey görevleri de Türkiye’nin bilimsel yetkinliğinin uluslararası arenada kabul gördüğünü kanıtlıyor.

Ocak ayı içerisinde gerçekleşmesi planlanan 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi ile Türkiye, bölgedeki "ayak izini" derinleştirerek küresel bilim diplomasisinde kalıcı bir aktör olma yolculuğunu sürdürecek.