Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hamleleriyle patlak veren savaş halini durdurmak için son bir haftada Birleşmiş Milletler'den bölge ülkelerine kadar geniş bir yelpazede yoğun bir telefon ve mekik diplomasisi yürütüyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail ile İran arasındaki şiddetli çatışmaların bölgesel bir yıkıma dönüşmesini engellemek ve silahları susturmak amacıyla kapsamlı bir diplomatik inisiyatif başlattı. Ankara, krizin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını önlemek için çok yönlü bir iletişim kanalı kurarak uluslararası aktörleri barış masasına çekmeye odaklanıyor.
Bakan Fidan'ın barış arayışları kapsamında hız verdiği telefon diplomasisinin ilk yoğun dalgası 27 Mart'ta gerçekleşti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati'nin yanı sıra ABD'li üst düzey yetkililerle peş peşe temas kuran Fidan, savaşın sona erdirilmesi amacıyla yürütülen faaliyetleri değerlendirdi.
Diplomatik temaslarını yüz yüze görüşmelerle de destekleyen Dışişleri Bakanı, 29 Mart'ta İslamabad'a geçerek burada "Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı"na katıldı. Bölgedeki krizin ana gündem maddesi olduğu bu kritik zirvenin hemen ardından, 30 Mart'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Fidan, uluslararası toplumun çatışmaları durdurma konusundaki sorumluluklarına dikkat çekti. Aynı gün içinde Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani'nin yanı sıra İran ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla da yeni durum değerlendirmeleri yapıldı.
Ankara'nın barış mesaisi, başkentteki üst düzey ağırlamalarla aralıksız sürdü. Fidan, 31 Mart'ta Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile Ankara'da ayrı ayrı bir araya geldi.
Diplomasi ağı nisan ayının ilk günlerinde Asya'dan Avrupa'ya kadar genişletildi. 1 Nisan'da Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Mısırlı mevkidaşıyla Körfez'deki son durumu görüşen Fidan, Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu ile de savaşın küresel ekonomik ve siyasi etkilerini ele aldı. Son olarak Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile hem Ankara'da yüz yüze hem de telefonda istişarelerde bulunuldu.
Türkiye'nin yürüttüğü bu çok yönlü diplomatik çabanın temel hedefini; Körfez ve Orta Doğu'daki güvenlik durumunun istikrara kavuşturulması, Filistin meselesinin gölgesinde büyüyen çatışma sarmalının kırılması ve bölgede kalıcı bir barış zemininin inşa edilmesi oluşturuyor.