Ankara’da bir araya gelen Erdoğan ve Miçotakis, 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi kapsamında ekonomiden teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede yeni anlaşmalara imza atarak “sakin sular” politikasını perçinledi.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son dönemde yakalanan ılımlı hava, Ankara’da düzenlenen kritik zirve ile yeni bir boyuta taşındı. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in 11 Şubat’ta gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında toplanan Türkiye-Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi, iki ülke arasında somut işbirliği adımlarının atıldığı verimli bir platforma dönüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Miçotakis’in eş başkanlık ettiği toplantılarda, siyasi anlaşmazlıkların gölgesinde kalmadan ilerletilen “pozitif gündem” stratejisi meyvelerini verdi.
Masada Altı Kritik Başlık Vardı
Beştepe’de gerçekleşen görüşmelerin ardından iki lider, Türkiye ve Yunanistan hükümetleri arasında Ortak Bildiri’ye imza attı. Zirvenin en somut çıktısı ise farklı sektörleri kapsayan bir dizi mutabakat metni oldu. İmzalanan anlaşmalar şu altı ana başlıkta yoğunlaştı:
- Yatırım ve Ekonomi: Karşılıklı ticaret hacmini artırmayı hedefleyen yeni mekanizmalar devreye alındı.
- Deniz Ticareti: Ege’nin iki yakası arasındaki ticari deniz taşımacılığını kolaylaştıracak düzenlemeler yapıldı.
- Bilim ve Teknoloji: İki ülkenin teknolojik altyapı ve bilimsel araştırmalarda ortak projeler geliştirmesi kararlaştırıldı.
- Kültür: Turizm ve kültürel etkileşimi artıracak ortak etkinlikler planlandı.
- Deprem ve Afet Yönetimi: İki ülkenin de ortak kaderi olan deprem riskine karşı bilgi paylaşımı ve afet anında hızlı koordinasyon taahhüt edildi.
Erdoğan: "Sorunlar Çözülebilir"
Toplantı sonrası verilen mesajlarda diplomatik iyimserlik hakimdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan ile mevcut sorunların diyalog yoluyla çözülebileceğine olan inancını vurgulayarak, iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine değindi. 2023 yılında imzalanan Atina Bildirgesi’nin referans alındığı görüşmelerde, taraflar sahadaki sükuneti koruma ve işbirliğini derinleştirme iradesini bir kez daha teyit etti.
Konjonktürel Zorunluluk ve Yeni Dönem
Diplomatik kaynaklar, Ankara ve Atina arasındaki bu yakınlaşmanın sadece ikili ilişkilerle sınırlı olmadığını, değişen küresel dengelerin de bu süreci hızlandırdığını belirtiyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası NATO’nun güneydoğu kanadındaki istikrarın önem kazanması ve Türkiye’nin bölgesel savunma sanayisindeki yükselişi, iki komşuyu rasyonel bir işbirliği zemininde buluşmaya itiyor.
2019-2022 yılları arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan yüksek gerilimin ardından, tarafların “kazan-kazan” prensibiyle hareket etmesi, Ege’de kalıcı bir barış ortamı için umutları artırıyor. Ankara’daki zirve, derin siyasi anlaşmazlıkların paranteze alınıp, ticaret ve teknoloji gibi halkların refahına doğrudan dokunan alanlarda işbirliğinin önceliklendirildiği yeni bir dönemin habercisi niteliğinde.