Uluslararası Strateji ve Araştırma Derneği (USAD) tarafından hazırlanan stratejik eylem planı, Başkent trafiğindeki kritik eşiği gözler önüne serdi. Kentteki araç yoğunluğunun Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirten uzmanlar, "hayalet araç" etkisi ve plansız büyüyen mega projelere dikkat çekerek, acil önlem alınmazsa 20 dakikalık mesafelerin 2026'da 40 dakikaya çıkacağı uyarısında bulundu.
Ankara'da ulaşım sorunu, plansız şehirleşme ve artan araç sayısı ile birlikte sürdürülemez bir noktaya doğru ilerliyor. Uluslararası Strateji ve Araştırma Derneği (USAD), başkentin kanayan yarası haline gelen trafik sorununa neşter vurmak amacıyla "Ankara Trafiği Stratejik Eylem Planı"nı hazırladı. Kent Trafiği Strateji Uzmanı Ali İmran Erseven ve Şehir ve Bölge Plancısı Dr. Semih Halil Emür öncülüğünde, akademisyenler ve ulaşım mühendislerinin katkılarıyla hazırlanan rapor, 2026 yılı için karamsar bir tablo çiziyor.
Araç Yoğunluğunda Korkutan İstatistikler
Raporda yer alan verilere göre, Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelindeki 33,3 milyon aracın yaklaşık 2,9 milyonu Ankara trafiğinde yer alıyor. Ancak asıl tehlike, kişi başına düşen araç sayısında gizli. Türkiye genelinde her 2,6 kişiye bir araç düşerken, Ankara'da bu oran her 1,5 kişiye bir araç şeklinde gerçekleşiyor.
Uzmanlar, lüks konutların ve ofis projelerinin yoğunlaştığı "mega proje" bölgelerinde bu oranın kişi başına 3 araca kadar yükseldiğine dikkat çekiyor. Bu istatistik, başkentin mevcut altyapısının kaldıramayacağı bir yük anlamına geliyor.
Trafikteki Gizli Yük: "Hayalet Araçlar"
Ali İmran Erseven, Ankara trafiğini kilitleyen bir diğer önemli faktörün ise "hayalet araçlar" olduğunu belirtti. Özellikle deprem bölgesinden gelen araçlar ve kiralık araç filolarının oluşturduğu bu grup, kayıtlı istatistiklerde tam olarak görünmese de sahada büyük bir yoğunluk yaratıyor.
Erseven, "Kentte zaman zaman sayıları 500 bine ulaşan bu araçlar, trafikte öngörülemeyen bir kaçınılmaz sorun oluşturuyor. Sorunlar sıkça dile getirilse de mevcut çözüm önerileri yetersiz kalıyor" değerlendirmesinde bulundu.
%%ENTITY:2e8a2387-5b38-4f5d-8a87-7e3023d9fd71:Keçiören%% Örneği: 1 Milyon Nüfus, 2 Çıkış
Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri, kentin kuzey aksındaki Keçiören ilçesiyle ilgili tespitler oldu. Nüfusu 1 milyona dayanan ilçenin çevre yoluna sadece iki çıkış noktası bulunduğunu vurgulayan Erseven, mevcut altyapı eksikliğini şu sözlerle anlattı:
"Günlük 120 bin araç bu dar boğazdan geçmeye çalışıyor. Devasa bir nüfusun çevre yolu bağlantısını sadece 6 şeritle sağlamaya çalışıyoruz. Birinci önceliğimiz, çevre yolu çıkış noktalarında acil kamulaştırma yapılarak alternatif bağlantı yollarının açılması olmalıdır."
2026 ve Sonrası İçin Kritik Uyarılar
Gerekli adımlar atılmadığı takdirde 2026 yılının Ankara trafiği için bir kırılma noktası olacağı öngörülüyor. Raporda, 2025 yılında tamamlanması planlanan 19 Mayıs Stadyumu ve 2027'de faaliyete geçecek olan yeni adliye binasının getireceği ek yüke dikkat çekiliyor.
Hukuk bürolarının ve iş merkezlerinin şimdiden söz konusu bölgelere taşınmaya başladığını belirten Erseven, "Şu anda 20 dakikada gidilen bir mesafenin, önlem alınmazsa 35-40 dakikalara çıkacağını öngörüyoruz. Veriler trafiğin sürekli artış eğiliminde olduğunu gösteriyor. Daha kötü günler kapıda" ifadelerini kullandı.
Çözüm Önerileri: Ücretsiz Raylı Sistem ve Zorunlu Analiz
USAD'ın hazırladığı eylem planı, sorunun çözümü için somut öneriler de sunuyor:
- Trafik Etki Analizi Zorunluluğu: 10 kat ve üzeri, 7 bin 200 metrekareyi aşan tüm mega projeler için inşaat ruhsatı öncesi "Trafik Etki Analizi" yapılması zorunlu hale getirilmeli.
- AVM Düzenlemesi: Ana arterler üzerinde darboğaz oluşturan Alışveriş Merkezlerinin giriş-çıkışları trafiğe uygun şekilde revize edilmeli.
- Havalimanı Metrosu: Avrupa'daki büyük başkentler arasında havalimanına metro bağlantısı olmayan tek örneğin Ankara olduğu vurgulanarak, bu hattın ivedilikle tamamlanması gerektiği belirtildi.
- Yüksek Hafif Raylı Ulaşım Sistemi: Atakule, Anıtkabir, Kızılay ve Ulus gibi yaya yoğunluğunun yüksek olduğu bölgeleri birbirine bağlayacak yeni bir raylı sistem önerildi. Bu hizmetin ücretsiz sunularak toplu taşımanın teşvik edilmesi gerektiği kaydedildi.
Uzmanlar, bu eylem planının hayata geçirilmesi durumunda araç kullanımında yüzde 30'a varan düşüş ve karbon salınımında yüzde 40'a yakın azalma sağlanabileceğini öngörüyor.