Yüksek Mahkeme, sendikal yetki uyuşmazlığı nedeniyle yıllar sonra imzalanabilen Toplu İş Sözleşmesi'nden (TİS), imza tarihinde işten çıkarılmış olduğu gerekçesiyle yararlandırılmayan işçinin başvurusunu haklı buldu. AYM, sürecin uzamasının işçinin kusuru olmadığına ve bu durumun "sendika hakkının ihlali" olduğuna hükmetti.
BUGÜNKÜ HABERLER / ANKARA
Anayasa Mahkemesi (AYM), çalışma hayatını ve sendikal hakları yakından ilgilendiren kritik bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, iş yerindeki sendikalar arasındaki yetki anlaşmazlığı nedeniyle yargıya taşınan ve bu sebeple gecikmeli imzalanan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde yaşanan mağduriyetlere "dur" dedi. Kararda, sözleşme imzalanmadan önce işten çıkarılan işçilerin, çalıştıkları döneme ait geriye dönük haklardan mahrum bırakılmasının Anayasa'ya aykırı olduğu vurgulandı.
"İmza Tarihinde Çalışıyor Olma" Şartına Takıldı
Emsal niteliğindeki olay, bir iş yerinde 2012-2014 dönemini kapsayacak Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin, sendikalar arasındaki yetki itirazları nedeniyle kilitlenmesiyle başladı. Yargı sürecinin uzaması üzerine, söz konusu dönemi kapsayan TİS ancak 25 Mart 2015 tarihinde imzalanabildi.
Bu süreçte iş yerinde çalışan bir işçi, sözleşme imzalanmadan aylar önce, 31 Ağustos 2014 tarihinde işten çıkarıldı. Sözleşmenin imzalanmasının ardından işçi, sendika üyesi olarak çalıştığı 2012-2014 dönemine ait ücret farkları ve sosyal haklarının kendisine ödenmesi talebiyle dava açtı.
Ancak yerel mahkeme ve Yargıtay, sözleşmedeki "imza tarihinde iş akdi devam edenlerin yararlanabileceği" yönündeki hükmü gerekçe göstererek işçinin talebini reddetti. Mahkemeler, işçinin imza tarihinde iş yerinde fiilen çalışmadığı için geriye dönük haklardan faydalanamayacağına hükmetti.
AYM: Gecikme İşçinin Kusuru Değil
İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine dosyayı inceleyen Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemelerin aksine, sürecin işçinin aleyhine yorumlanamayacağına karar verdi.
AYM'nin gerekçeli kararında, TİS sürecinin uzamasının tarafların iradesi dışında, yargı organlarındaki yetki tespiti davaları nedeniyle gerçekleştiğine dikkat çekildi. Yüksek Mahkeme, sözleşmenin normal süresinde imzalanamamasının getirdiği külfetin işçiye yüklenemeyeceğini belirtti.
Sendika Hakkına Müdahale
Kararda, işçinin sendika üyesi olarak aidat ödediği ve sözleşme hükümlerine güvenerek çalıştığı dönem için hak ettiği ücret farklarının ödenmemesinin, Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan "sendika hakkı"nı ihlal ettiği vurgulandı.
AYM, işçinin kendi iradesi dışındaki hukuki gecikmeler bahane edilerek, fiilen çalıştığı dönemin haklarından mahrum bırakılmasının sendikaya üye olmayı ve sendikal faaliyetleri caydırıcı bir etki yaratacağını kaydetti.
Yeniden Yargılama Yapılacak
Yüksek Mahkeme, oy birliğiyle aldığı kararda, başvurucunun sendika hakkının ihlal edildiğine hükmederek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili İş Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Bu karar, yetki uyuşmazlığı nedeniyle TİS süreçleri uzayan iş yerlerinde, imza tarihinden önce işten ayrılan veya çıkarılan binlerce işçi için emsal teşkil edecek.