Kayseri'de 13. yüzyılın başlarında inşa edilen ve Anadolu coğrafyasının ilk uygulamalı tıp fakültesi olarak kabul edilen Gevher Nesibe Şifahanesi, aradan geçen 820 yıla rağmen mimari ihtişamını ve tarihi önemini korumaya devam ediyor.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde inşa edilen ve tıp eğitimi ile sağlık hizmetlerini tek çatı altında buluşturan Gevher Nesibe Darüşşifası ve Medresesi, Türkiye'nin tıp tarihine ışık tutan en önemli miraslarından biri olarak günümüze ulaştı. Kayseri kent merkezinde yer alan ve halk arasında "Çifte Medrese" olarak da bilinen yapı, sekiz asrı aşan geçmişiyle hem mimari bir şaheser hem de bilimsel bir merkez olma özelliğini taşıyor.
Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından, verem hastalığına yakalanarak genç yaşta vefat eden kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan'ın vasiyeti üzerine 1204-1206 yılları arasında yaptırılan şifahane, döneminin çok ötesinde tedavi yöntemlerine ev sahipliği yaptı. Yapı, yalnızca bedensel rahatsızlıkların değil, aynı zamanda ruhsal hastalıkların da tedavi edildiği öncü bir sağlık merkezi olarak faaliyet gösterdi.
Tarihi kayıtlara göre şifahanede, akıl ve ruh sağlığı hastalıklarının tedavisinde su sesi, müzik, telkin ve güzel kokular kullanıldı. Avrupa'da ruh hastalarının toplumdan dışlandığı bir dönemde, Gevher Nesibe Şifahanesi'nde hastalar modern tıbbın temellerini oluşturan insancıl yöntemlerle sağlığına kavuşturulmaya çalışıldı.
Darüşşifa (hastane) ve Tıp Medresesi (okul) olmak üzere birbirine bitişik iki ana bölümden oluşan yapı, aynı zamanda Anadolu'nun ilk uygulamalı tıp fakültesi statüsüne sahip. Tıp öğrencileri, teorik eğitimlerini medrese bölümünde alırken, şifahane bölümünde usta hekimlerin gözetiminde pratik yapma imkanı buluyordu. Yapının içerisinde eczane, ameliyathane, hasta odaları ve poliklinik hizmeti verilen alanlar yer alıyordu.
Günümüzde Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veren tarihi yapı, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen restorasyon ve koruma çalışmalarının ardından modern müzecilik anlayışıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Tıp tarihi araştırmacıları ve mimarlık tarihçileri için eşsiz bir laboratuvar niteliği taşıyan Gevher Nesibe Şifahanesi, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilerek Anadolu Selçuklu medeniyetinin bilimsel mirasını geleceğe taşıyor.