Ramazan ayı boyunca Türkiye’nin dört bir yanındaki yerel mutfak kültürünü kayıt altına alan yeni proje, unutulmaya yüz tutmuş tarifleri ve yöresel zenginlikleri dijital dünyada izleyiciyle buluşturuyor.
Türkiye’nin zengin gastronomi haritasını gün yüzüne çıkarmak ve kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla başlatılan "Memleket Sofrası" projesi, Ramazan ayında izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Karatay Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçirilen bu kapsamlı çalışma, Anadolu’nun bereketli topraklarında şekillenen mutfak kültürünü detaylı bir arşiv çalışmasıyla belgeliyor.
81 İlden Yöresel Lezzetler
Proje kapsamında oluşturulan ekipler, Türkiye’nin farklı bölgelerini ziyaret ederek yerel şefler ve ev hanımları ile bir araya geldi. Sadece yemek tariflerinin değil, o yemeğin arkasındaki hikayelerin, pişirme tekniklerinin ve sofra geleneklerinin de kayıt altına alındığı çalışmada, nesilden nesile aktarılan kadim bilgiler ön plana çıkarılıyor.
Hazırlanan özel video serileri ve fotoğraf seçkileri, Ramazan ayı boyunca sosyal medya platformları ve dijital kanallar üzerinden yayınlanacak. Bu sayede iftar sofralarının vazgeçilmezi olan ancak günümüzde az bilinen yöresel tatların daha geniş kitlelere tanıtılması hedefleniyor.
Düzce’den Hatay’a Uzanan Lezzet Rotası
Projenin ilk bölümünde dikkat çeken lezzetler arasında, Orta Asya’dan göç eden Türklerin mutfak mirası olan ve Düzce’nin Akçakoca ilçesinde yaşatılan "Melengücceği tatlısı" yer alıyor. Süt kaymağından elde edilen "dartı" ile hazırlanan bu özel tatlı, bölgedeki "Manav" kültürünün önemli bir temsilcisi olarak belgelendi.
Gastronomi dünyasının başkentlerinden biri olan Hatay ise meşhur "tepsi kebabı" ile projede yerini aldı. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda bulunan kentin simge lezzetlerinden olan kebabın, zırhla çekilmiş kıymadan taş fırında pişirilmesine kadar uzanan geleneksel hazırlık süreci, projenin öne çıkan içerikleri arasında bulunuyor.
Kültürel Miras Dijitalleşiyor
"Memleket Sofrası", sadece bir yemek programı olmanın ötesinde, sözlü tarih çalışması niteliği de taşıyor. Yöresel malzemelerin kullanımı, coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımı ve ustaların el becerilerinin sergilendiği proje, Türk mutfağının çeşitliliğini uluslararası standartlarda görsel bir dille anlatmayı amaçlıyor.
Ramazan'ın birleştirici ruhunu, sofraların bereketiyle harmanlayan proje, ay boyunca her gün farklı bir yörenin tenceresini kaynatarak izleyicileri Anadolu’da lezzet dolu bir yolculuğa çıkaracak.