27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Anadolu'nun Biyoçeşitliliğine Büyük Katkı: Üç Yeni Kör Köstebek Türü Literatüre Girdi

Türk bilim insanlarının Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yürüttüğü kapsamlı genetik ve morfolojik çalışmalar sonucunda, üç yeni kör köstebek türü keşfedildi. Kanser araştırmalarında "model organizma" olarak da bilinen bu canlıların literatüre kazandırılması, Türkiye'nin genetik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Paylaş:
Anadolu'nun Biyoçeşitliliğine Büyük Katkı: Üç Yeni Kör Köstebek Türü Literatüre Girdi

Türk bilim insanlarının Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yürüttüğü kapsamlı genetik ve morfolojik çalışmalar sonucunda, üç yeni kör köstebek türü keşfedildi. Kanser araştırmalarında "model organizma" olarak da bilinen bu canlıların literatüre kazandırılması, Türkiye'nin genetik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve Türkiye'nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin katkı sunduğu uzun soluklu bir araştırma projesi, bilim dünyasında ses getiren bir keşifle sonuçlandı. Yapılan arazi çalışmaları ve laboratuvar analizleri neticesinde, Türkiye faunasında daha önce tanımlanmamış üç farklı kör köstebek türü tespit edildi. Hatay, Gaziantep, Kilis ve Diyarbakır bölgelerinden toplanan örnekler üzerinde yapılan incelemeler, bu canlıların uluslararası literatürde "Nannospalax garzanensis", "Nannospalax colaki" ve "Nannospalax karyominor" isimleriyle yer almasını sağladı.

Bilimsel Sınıflandırma Yeniden Yazıldı

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teoman Kankılıç liderliğindeki ekip, yıllardır süren çalışmalarında yaklaşık 1200 örneği inceledi. Projeye Aksaray Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Batman Üniversitesi'nden uzmanlar da destek verdi.

Araştırma öncesinde Türkiye'deki söz konusu kör köstebek popülasyonlarının, İsrail'de yayılış gösteren "Nannospalax ehrenbergi" türüne ait olduğu düşünülüyordu. Ancak Türk bilim insanlarının gerçekleştirdiği morfolojik (kafatası ve diş yapısı), sitogenetik (kromozom yapısı) ve mitokondriyal DNA analizleri, bu yaygın kanıyı çürüttü.

Prof. Dr. Kankılıç ve ekibi, ehrenbergi türünün yalnızca İsrail coğrafyasına özgü olduğunu, Türkiye'de Hatay'ın Yayladağı, Gaziantep'in Nizip ilçeleri ile Kilis ve Diyarbakır'da yaşayan canlıların ise genetik olarak tamamen farklı üç yeni tür olduğunu kanıtladı. Çalışmanın sonuçları, Almanya merkezli saygın bir bilimsel dergide yayımlanarak tescillendi.

Kanser Araştırmaları İçin Kritik Bir Model

Halk arasında genellikle tarım zararlısı olarak bilinen ve bahçelerde istenmeyen kör köstebekler (körkösnü), bilim dünyası için ise eşsiz bir hazine niteliği taşıyor. Toprak altında yaşayan, gözleri deri altına gerilemiş ve tamamen kör olan bu memeliler, kansere karşı gösterdikleri olağanüstü dirençle tanınıyor.

Prof. Dr. Teoman Kankılıç, keşfedilen bu türlerin kanser hastalığına yakalanmadığını ve bu özellikleri nedeniyle kanser araştırmalarında model organizma olarak kullanıldığını vurguladı. Yeni türlerin tanımlanması, bu alanda yapılacak tıbbi çalışmalara da daha net bir zemin hazırlamış oldu.

Köstebek ile Karıştırılmamalı

Uzmanlar, "kör köstebek" ile bilinen klasik "köstebek" arasındaki farkın altını çiziyor. Klasik köstebeklerin gözlerinin bulunduğu ve böceklerle beslendiği, kör köstebeklerin ise tamamen kör olduğu ve patates, havuç, turp gibi yumru köklü bitkilerle beslendiği belirtiliyor.

Türkiye, Balkanlar ve Afrika'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yayılış gösteren bu canlılar için Anadolu, önemli bir gen merkezi konumunda bulunuyor. Yapılan bu keşif, Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğinin kayıt altına alınması ve korunması adına tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.