Avrupa Birliği’nin savunma sanayisini güçlendirmek ve ekonomik durgunlukla mücadele etmek için masaya yatırdığı "ortak borçlanma" modeli, Berlin’deki siyasi dengeleri sarsıyor. Geleneksel mali disiplin ile jeopolitik zorunluluklar arasında sıkışan Almanya’da, Eurobond fikri artık kesin bir tabu olmaktan çıkıyor.
Avrupa Birliği (AB) içinde yıllardır "kırmızı çizgi" olarak kabul edilen ve özellikle Almanya'nın mali disiplin politikası nedeniyle şiddetle karşı çıktığı ortak borçlanma (Eurobond) mekanizması, değişen jeopolitik dengeler ve ekonomik durgunluk nedeniyle Berlin’de yeniden tartışmaya açıldı. Başkentte hükümet ortakları ve muhalefet arasında derinleşen görüş ayrılıkları, Almanya’nın katı mali tutumunun esneyebileceğine işaret ediyor.
Savunma Harcamaları Dengeleri Değiştirdi
Tartışmaların fitilini ateşleyen temel unsur, Avrupa’nın savunma kapasitesini artırma zorunluluğu oldu. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ortaya çıkan güvenlik açığı ve NATO taahhütlerinin maliyeti, mevcut bütçe sınırlarını zorluyor. Almanya Maliye Bakanlığı'nın uzun süredir savunduğu "borç freni" (Schuldenbremse) mekanizması, savunma sanayisine yapılması gereken devasa yatırımlar karşısında sorgulanır hale geldi.
Berlin’deki siyasi kulislerde, AB genelinde oluşturulacak 100 milyar Euro’luk yeni bir savunma fonunun, üye ülkelerin ortak garantörlüğünde finanse edilmesi fikri yüksek sesle dile getiriliyor. Bu model, özellikle Yeşiller Partisi (Die Grünen) ve Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) bazı kanatları tarafından, kıtanın güvenliği için "kaçınılmaz bir araç" olarak nitelendiriliyor.
Ekonomistlerden "Egemenlik" Uyarısı
Siyasi kanattaki bu yumuşamaya karşın, Alman ekonomi çevreleri temkinli. Ülkenin önde gelen ekonomik düşünce kuruluşları, ortak borçlanmanın AB antlaşmalarına aykırı olabileceği ve Almanya’nın mali egemenliğini zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Eleştirilerin odağında, daha düşük kredi notuna sahip AB ülkelerinin borç yükünün, dolaylı olarak Alman vergi mükelleflerinin sırtına yükleneceği endişesi yatıyor. Ekonomistlere göre, savunma amaçlı olsa bile bir kez açılacak olan bu kapı, ileride başka harcama kalemleri için de emsal teşkil edebilir ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikasını baskı altına alabilir.
Muhafazakâr Kanatta Çatlaklar
Alman siyasetinin muhafazakâr kanadı CDU/CSU (Hristiyan Birlik Partileri) ise konuyla ilgili tarihsel duruşunda ince ayarlar yapıyor. Parti içindeki mali şahinler ortak borçlanmaya kesin bir dille karşı çıkarken, savunma ve dış politika odaklı kanat, Avrupa'nın stratejik özerkliği için bu tür finansal araçların "istisnai ve tek seferlik" olmak kaydıyla tartışılabileceği mesajını veriyor.
Almanya Şansölyesi'nin önümüzdeki hafta Brüksel'de yapılacak AB Liderler Zirvesi'nde takınacağı tavır, sadece Almanya'nın değil, tüm Euro Bölgesi'nin mali geleceğini şekillendirecek kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Brüksel koridorlarında ise Almanya'nın onayı olmadan hiçbir ortak fonun hayata geçemeyeceği gerçeği, tüm gözlerin Berlin'den gelecek sinyallere çevrilmesine neden oluyor.