Almanya'da yaklaşık 8 bin kişinin katılımıyla hazırlanan yeni bir araştırma, ülkedeki siyahilerin yüzde 25'inin ve Müslümanların yüzde 17'sinin her ay en az bir kez açıkça ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koydu. Gündelik yaşamda ve resmi makamlarda yaşanan ırkçı tutumlar, azınlıkların devlet kurumlarına olan güveninde ciddi bir çöküşe neden oluyor.
Almanya'da Ulusal Ayrımcılık ve Irkçılık Monitörü (NaDiRa) tarafından hazırlanan "Yerleşmiş değersizleştirme ve kırılgan güven" başlıklı rapor, başkent Berlin'de düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Toplumun farklı kesimlerinden yaklaşık 8 bin kişinin katılımıyla, Ekim 2025 ile Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen kapsamlı araştırma, ülkedeki ırkçılığın boyutlarını ve toplumsal etkilerini gözler önüne serdi.
Araştırma verilerine göre, Almanya'da yaşayan siyahilerin yüzde 25'i ve Müslümanların yüzde 17'si son bir yıl içerisinde ayda en az bir kez açık bir biçimde ayrımcılığa uğradığını belirtti. Bu oran, Asya kökenlilerde yüzde 16, Doğu Avrupalılarda yüzde 14 ve genel göçmen kökenlilerde yüzde 11 olarak kaydedildi. Yalnızca açık ayrımcılık değil, "görmezden gelinme", "kaba muamele" veya "ciddiye alınmama" gibi daha örtülü ayrımcılık türleri de oldukça yaygın. Ankete katılan siyahilerin yüzde 63'ü, Müslümanların ise yüzde 52'si bu tür gizli ayrımcılıkla karşılaştığını ifade etti.
Rapor, devlet dairelerinde karşılaşılan zorluklara da özel bir parantez açtı. Son 12 ay içerisinde resmi makamlarda ayrımcılığa uğradığını belirten siyahi erkeklerin oranı yüzde 33, Müslüman erkeklerin oranı ise yüzde 28 oldu. Kadınlarda ise bu oran hem siyahi hem de Müslüman gruplarda yüzde 28 seviyesinde gerçekleşti.
Yaşanan ayrımcılık vakalarının en çarpıcı sonuçlarından biri, devlete olan güvenin hızla erimesi oldu. Araştırmaya göre, 2022 yılında Alman hükümetine güven duyan Müslümanların oranı yüzde 58 iken, bu oran 2026 yılı itibarıyla yüzde 31'e kadar geriledi. Benzer şekilde, göçmen kökenlilerin ve siyahilerin hükümete olan güven oranlarında da belirgin düşüşler yaşandığı tespit edildi.
Araştırmayı yürüten ekibin lideri Dr. Tae Jun Kim, kurumlarına güvenin zedelenmesinin doğrudan mağdurların yaşadığı ırkçılık deneyimleriyle bağlantılı olduğunu vurgulayarak, raporun Almanya'daki ırkçı tutumların ne kadar yaygın olduğunu kanıtladığını belirtti.
Basın toplantısında konuşan Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Ferda Ataman ise anayasal eşitlik ilkelerine dikkat çekti. Ülkede ayrımcılığın yasal olarak yasak olmasına rağmen çok geniş bir kitleyi etkilediğini belirten Ataman, "Irkçılık ve ayrımcılık sessiz kalmakla ortadan kalkmaz. Irkçılığa ve ayrımcılığa karşı sıfır tolerans politikasına ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Ataman, yasa yapıcıların herkesin güven ve özgürlük içinde yaşayabilmesi için daha etkin koruma mekanizmaları geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi.