Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, yaşananları siyasi açıdan "feci bir hata" ve "gereksiz bir savaş" olarak nitelendirdi.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, başkent Berlin'de Almanya Dışişleri Bakanlığının İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeniden kurulmasının 75. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen törende küresel gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını sert bir dille eleştiren Steinmeier, bu askeri eylemlerin siyasi açıdan feci bir hata olduğunu vurguladı. Steinmeier, hedefin İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek olması durumunda, bu savaşın tamamen önlenebilir ve gereksiz olduğunu ifade etti.
"Uluslararası Hukuka Aykırı"
Dış politikanın pragmatik olmasının uluslararası hukukun göz ardı edilmesi anlamına gelmeyeceğinin altını çizen Steinmeier, İran'a yönelik savaşın uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğunu belirtti. Gazze'deki savaşta da benzer hukuki ihlallerle yüzleşmek zorunda kaldıklarını hatırlatan Almanya Cumhurbaşkanı, kaba kuvvetin diplomasiye tercih edilmesinin Avrupa Birliği'nin temelini oluşturan kurallar bütününü çökertebileceği uyarısında bulundu.
2015 yılında İran ile imzalanan nükleer anlaşmanın önemine de değinen Steinmeier, dönemin ABD yönetiminin bu anlaşmayla olası bir savaşı engellediğini hatırlattı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk görev süresinde bu anlaşmayı feshettiğini, ikinci görev süresinde ise fiilen bir savaş yürüttüğünü belirterek Washington yönetimini eleştirdi.
Transatlantik İlişkilerde Kalıcı Kopuş
Konuşmasında Avrupa'nın güvenlik mimarisine ve değişen küresel dengelere de geniş yer ayıran Steinmeier, Rusya ile ilişkilerde 24 Şubat 2022 öncesine dönüşün imkansız olduğu gibi, transatlantik ilişkilerde de ABD'deki yeni dönemin başladığı 20 Ocak 2025 öncesine dönülemeyeceğini savundu. ABD'nin süper güç politikasına duyulan güvenin dünya çapında derin bir yara aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı, gelecekteki hiçbir ABD hükümetinin "dostane hegemon" rolünü eskisi gibi sürdüremeyeceğini kaydetti.
Mevcut ABD yönetiminin dünya görüşünün yerleşik kurallara ve ortaklığa saygı duymadığını belirten Steinmeier, ABD'nin bir yıl önce Münih'te liberal ve birleşik Avrupa'yı zayıflatma kararlılığını açıkça dile getirdiğini hatırlattı. Avrupa'nın ABD'ye yönelik teknolojik bağımlılığının dış politik zafiyetlerin ötesinde iç siyasete müdahale riski taşıdığına dikkat çeken Steinmeier, Alman ordusunun Avrupa'nın konvansiyonel savunmasının belkemiği olması gerektiğini ve gerekirse zorunlu askerliğe geri dönülebileceğini sözlerine ekledi.