Almanya ekonomisinin itici gücü olan makine ve tesis mühendisliği sektörü, küresel rekabet ve yüksek maliyetlerin gölgesinde zorlu bir yılı geride bıraktı. Sektörde çalışan sayısı kritik seviyeye gerilerken, uzmanlar 2026 için de karamsar konuştu.
Bugünkü Haberler / Berlin
Alman sanayisinin bel kemiği olarak kabul edilen makine ve tesis mühendisliği sektörü, 2025 yılında ciddi bir istihdam kaybı yaşadı. Alman Mühendisler Derneği (VDMA) verilerine göre, geçtiğimiz yıl boyunca sektörde tam 22 bin kişi işini kaybetti. Bu düşüşle birlikte, 2025 sonu itibarıyla sektördeki toplam çalışan sayısı 1 milyon 10 bin seviyesine geriledi.
Otomotivden sonra ülkenin en büyük ikinci sanayi kolu olan ve üretiminin yüzde 70’inden fazlasını ihraç eden sektörde yaşanan bu daralma, Avrupa’nın en büyük ekonomisindeki yapısal sorunların derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
"İşe Alımdan Çok İşten Çıkarma Var"
VDMA tarafından paylaşılan raporda, istihdam piyasasındaki dengenin bozulduğuna dikkat çekildi. Mevcut ekonomik iklimde personel alımı yapan şirket sayısının azaldığı, buna karşılık küçülmeye giden ve işten çıkarma yapan şirketlerin sayısının arttığı vurgulandı.
VDMA İşgücü Piyasası Yetkinlik Merkezi Başkanı Fabian Seus, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
"Şirketlerimiz bir yandan ABD'nin gümrük tarifeleri ve Çin'in agresif pazar politikalarıyla mücadele ederken, diğer yandan Almanya ve Avrupa'daki reform eksikliğiyle boğuşuyor. Yüksek iş gücü maliyetleri ve aşırı düzenlemeler yatırım isteğini köreltiyor."
Seus ayrıca, nitelikli iş gücü açığına rağmen şirketlerin "ekonomik gerçekler" nedeniyle personelle yollarını ayırmak zorunda kaldığını belirterek, istihdamdaki bu erimenin 2026 yılında da devam etmesini beklediklerini kaydetti.
Küresel Baskı ve Yapısal Sorunlar
Sektördeki daralmanın arkasında yatan nedenler sadece iç piyasa ile sınırlı değil. Uzmanlar, yüksek enerji maliyetleri ve zayıf küresel siparişlerin yanı sıra, jeopolitik gelişmelerin de Alman sanayisini köşeye sıkıştırdığını belirtiyor.
Özellikle Çin'in, daha önce Almanya'dan ithal ettiği yüksek teknolojili makine ve ekipmanları artık kendi bünyesinde üretebilir hale gelmesi, Alman ihracatçıları üzerindeki baskıyı artıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Buna ek olarak, ABD yönetiminin uyguladığı yüksek gümrük vergileri de transatlantik ticaretteki kar marjlarını olumsuz etkiliyor.
Sanayi Genelinde Alarm Zilleri
Makine sektöründeki bu tablo, Alman sanayisinin genelindeki negatif trendin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Benzer bir daralma, ülkenin en büyük sanayi kolu olan otomotiv sektöründe de yaşanıyor. Alman Otomobilciler Birliği (VDA), kısa süre önce yaptığı açıklamada 2025 yılında otomotiv sektöründe yaklaşık 47 bin kişinin işini kaybettiğini duyurmuştu. Kimya ve ilaç endüstrisinde de benzer istihdam kayıplarının yaşandığı biliniyor.
Sanayi temsilcileri, Almanya ve Avrupa'nın rekabetçiliğini yeniden kazanabilmesi için acil yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğu konusunda hükümeti uyarmaya devam ediyor.