Alman Otomobilciler Birliği (VDA) Başkanı Hildegard Müller, Avrupa Birliği yönetimini "gerçeklikten kopmakla" suçlayarak, mevcut politikaların Avrupa sanayisini tarihi bir kırılma noktasına getirdiğini ve yatırımların kıtadan kaçtığını açıkladı.
Bugünkü Haberler / Berlin
Avrupa ekonomisinin lokomotifi olan Alman otomotiv sektörü, Brüksel'in sanayi politikalarına karşı bugüne kadarki en sert uyarılarından birini yaptı. Alman Otomobilciler Birliği (VDA) Başkanı Hildegard Müller, Avrupa Birliği'nin karar vericilerini sahadaki gerçekleri görmezden gelmekle ve bir "illüzyon" içinde yaşamakla itham etti.
Berlin'de düzenlenen yıllık basın toplantısında konuşan Müller, sektörün artan enerji maliyetleri, bürokrasi ve katı regülasyonlar nedeniyle nefes alamaz hale geldiğini vurguladı. Müller'e göre, Brüksel'in "gerçeklikten kopuk" ajandası, sadece Almanya'yı değil, tüm Avrupa'nın küresel rekabet gücünü tehdit ediyor.
"Ekonomik Güç Olmadan Siyasi Ağırlık Olmaz"
VDA Başkanı, Avrupa Komisyonu'nun mevcut yaklaşımının sürdürülemez olduğunu belirterek, "Brüksel'deki karar vericilerde sıklıkla bir gerçeklik reddi ve illüzyon haliyle karşılaşıyoruz. Ancak şu unutulmamalıdır; ekonomik güç olmadan Avrupa'nın uluslararası alanda hiçbir ağırlığı kalmayacaktır. AB Komisyonu bu basit gerçeği henüz içselleştirebilmiş değil," ifadelerini kullandı.
Müller, Avrupa'nın merkezi planlama ve aşırı düzenleme modelinin başarısız olduğunu savunarak, ABD ve Çin gibi rakiplerin Avrupa'nın bu zayıflığından faydalanarak liderlik koltuğuna oturduğunu dile getirdi.
Yatırımlar Avrupa'dan Kaçıyor
Toplantıda paylaşılan veriler, sektördeki karamsarlığın boyutunu da gözler önüne serdi. VDA tarafından otomotiv tedarikçileri ve orta ölçekli üreticiler arasında yapılan son ankete göre, şirketlerin yüzde 72’si Almanya’daki yatırım planlarını askıya aldığını, iptal ettiğini veya projelerini yurt dışına taşıma kararı aldığını bildirdi.
Müller, bu durumu "Bu sadece bir endüstriyel kriz değil, Almanya'nın karşı karşıya olduğu büyük bir ekonomik krizdir" sözleriyle tanımladı. Özellikle KOBİ'lerin büyük baskı altında olduğunu belirten VDA Başkanı, yatırımların ve istihdamın yurt dışına kaymasının, ülkenin refahı ve sosyal istikrarı üzerinde uzun vadeli yıkıcı etkileri olacağı uyarısında bulundu.
2035 Hedeflerine Eleştiri
Avrupa Birliği'nin 2035 yılı itibarıyla içten yanmalı motorları yasaklama planı ve emisyon hedefleri de eleştirilerin odağındaydı. Müller, kağıt üzerinde verilen vaatlerin ve esnetme önerilerinin yetersiz kaldığını belirtti.
Sektör temsilcisi, "Emisyon kurallarında yüzde 90'lık bir azalma hedefleyip, bunu karmaşık yeni şartlara bağlamak sektöre bir rahatlama sağlamıyor, aksine planlama güvenliğini yok ediyor. Teknolojik serbestlik sadece sözde kalmamalı, uygulamaya da geçirilmelidir," dedi.
"Zihniyet Değişikliği Şart"
Müller, krizden çıkış için Avrupa genelinde köklü bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Reformların önündeki en büyük engelin "tartışma yeteneğinin kaybı" olduğunu ifade eden Müller, yapıcı önerilerin siyasi çıkarlar ve popülist söylemlerle bloke edildiğini savundu.
Konuşmasını, Almanya'nın inovasyon kapasitesine olan inancını yineleyerek tamamlayan Müller, "Güçlü sanayi yapımızla küresel standartları belirleyebiliriz. Ancak bunun için güvensizliğe dayalı aşırı düzenlemelerden derhal vazgeçmeli ve piyasa odaklı, gerçekçi teşviklere yönelmeliyiz," çağrısında bulundu.