9 Nisan 2026 Perşembe
Haber

Akustik Hesaplamalardan Enstrüman Ustalığına: Fizikçi Orçun Güneşer'in Klasik Kemençe Serüveni

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde yaşayan fizik mezunu Orçun Güneşer, sesin doğasını anlama tutkusunu ahşap işçiliğiyle birleştirerek klasik kemençe ustası oldu. Bilimsel eğitimini zanaatla harmanlayan Güneşer, fiziğin rasyonel sınırlarını müziğin sanatsal derinliğiyle buluşturuyor.

Paylaş:
Akustik Hesaplamalardan Enstrüman Ustalığına: Fizikçi Orçun Güneşer'in Klasik Kemençe Serüveni

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde yaşayan fizik mezunu Orçun Güneşer, sesin doğasını anlama tutkusunu ahşap işçiliğiyle birleştirerek klasik kemençe ustası oldu. Bilimsel eğitimini zanaatla harmanlayan Güneşer, fiziğin rasyonel sınırlarını müziğin sanatsal derinliğiyle buluşturuyor.

İstanbul'da doğup büyüyen ve 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümünden mezun olan 42 yaşındaki Orçun Güneşer, akademik eğitimini müziğe olan tutkusuyla birleştirerek çalgı yapım ustası oldu. Sesin fiziği ile müzik arasındaki organik bağı araştırma hedefiyle çıktığı yolda ağırlıklı olarak klasik kemençe üretimine yönelen Güneşer, zanaatını şimdilerde Sakarya'nın Sapanca ilçesindeki kendi atölyesinde icra ediyor.

Güneşer’in müzikle olan profesyonel bağı, üniversite yıllarında bestekar ve neyzen Mustafa Hakan Alvan ile tanışmasıyla şekillendi. Ney üflemeyi öğrenip Türkiye'nin farklı bölgelerindeki konserlerde sahne alan Güneşer, zamanla müziğin ve sesin fiziksel temellerini daha derinlemesine inceleme arzusu duymaya başladı. Bu merakı onu, dönemin Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Dekanı Prof. Ruhi Ayangil’i ziyaret ederek akustik araştırmalar ve yöntemler üzerine bilgi almaya yöneltti.

Sesin yapısını ve müzik aletlerini yakından tanıma isteği, fizikçi Güneşer'i enstrüman yapımcısı Özgür Çekiç’in atölyesiyle tanıştırdı. Sadece mesleğin bilimsel temelini ve akustik işleyişini gözlemlemek niyetiyle adım attığı atölyede ahşabın kokusu ve üretim sürecinden büyülenen Güneşer, burada çıraklığa başladı. Ustasıyla birlikte 300 civarında ud ve 70'i aşkın tambur imal eden Güneşer, daha sonra tanıştığı usta Fehmi Kılınçer’den klasik kemençe yapımının inceliklerini öğrendi.

Akustik alanındaki bilimsel araştırmalarına da devam eden Güneşer, bir yandan çalgı yapımında ustalaşırken diğer yandan YTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat ve Tasarım Ana Bilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. Eyüp ve Küçükçekmece belediyelerinin kültür ve sanat birimlerinde geçen yaklaşık on yıllık çalışma hayatının ardından, metropolün karmaşasından uzaklaşmak ve mesleğine daha sakin bir ortamda odaklanmak için dört yıl önce ailesiyle birlikte Sakarya’ya yerleşme kararı aldı.

Bugüne kadar atölyesinde 90’a yakın klasik kemençe üreten Güneşer, çalgı yapım sürecini yalnızca bir zanaat değil, aynı zamanda bilimsel bir tasarım ve mühendislik süreci olarak görüyor. Bir müzik aleti yapımcısının hem ahşabı tanıması hem makine kullanımına hakim olması hem de kendi özel aparatlarını tasarlayabilmesi gerektiğini ifade ediyor. Üretim sürecini adeta bir "terzilik" işine benzeten usta, enstrümanı çalacak kişinin taleplerine, hayallerine ve müzikal yapısına uygun, kişiye özel tasarımlar gerçekleştiriyor.

Ahşabın doğası gereği hiçbir zaman birbirinin aynısı iki malzemenin bulunmadığına dikkat çeken Güneşer, her yeni enstrüman yapımında yeniden çıraklığa başlıyormuş gibi hissettiğini belirtiyor. "Ustalık bilgisiyle ağacı hissetmek ne kadar önemliyse, bir akustikçi olarak onu bilimsel parametrelerle ölçmek de bir o kadar gerekli" diyen Güneşer, fizikçi kimliğiyle zanaatkar kimliğini aynı potada eritiyor. Yetenekli usta, her geçen gün yeni yöntemler ve aletler geliştirerek daha kusursuz enstrümanlar üretmenin arayışını Sapanca'daki atölyesinde sürdürüyor.