İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye konacak olan ve Lidya ile Pers imparatorlukları arasındaki tarihi çatışmayı ele alan "Edusa: Bir Anadolu Hikayesi", 28 Mart'ta sanatseverlerle buluşmaya hazırlanırken, eserin devasa kostüm ve dekor üretim süreci hız kesmeden devam ediyor.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), bestesi Güldiyar Tanrıdağlı’ya, librettosu ise Prof. Dr. İskender Pala’ya ait olan yeni eseri "Edusa: Bir Anadolu Hikayesi"ni 28 Mart'ta Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Opera Sahnesi'nde sanatseverlerin beğenisine sunacak. Dünya prömiyeri yapacak olan eserin sahnelenmesine sayılı günler kala, atölyelerde yürütülen kostüm, dekor ve aksesuar hazırlıklarında son aşamaya gelindi.
Lidya İmparatorluğu döneminde, Manisa'nın Sart bölgesindeki Krezüs'ün (Kroisos) sarayında geçen hikaye, Krezüs ile Pers İmparatoru Kyros (Kiros) arasındaki tarihi ve kültürel çatışmayı merkezine alıyor. Parayı icat eden medeniyetin kültürel mirasını ve savaşların geçiciliğini vurgulayan bu görkemli eser için İDOB tasarım ekibi, dönemin ruhunu yansıtacak detaylı bir görsel dünya inşa ediyor.
Sahnede Renklerin ve Kumaşların Dili
Eserin görsel estetiğinin en önemli ayaklarından birini oluşturan kostümler, karakterlerin kültürel arka planını sahneye taşıyor. Kostüm tasarımcısı Olcay Engin Kaymaz yönetimindeki ekip, en az üçer parçadan oluşan yaklaşık 400 farklı kostüm üzerinde titiz bir işçilik yürütüyor.
Tasarım aşamasında renk paletleri, medeniyetlerin karakteristik özelliklerine göre belirlendi. Parayı ve madenciliği temsil eden Lidya karakterleri için sarı, altın ve bakır tonları tercih edilirken; Pers karakterleri için çöl sıcaklığını simgeleyen kırmızı tonları ön plana çıkarıldı. Ayakkabı, şapka ve çiçek gibi tamamlayıcı aksesuarların da İDOB atölyelerinde özel olarak üretildiği bu süreçte, kullanılacak kumaşlar ufak numuneler üzerinde yapılan değerlendirmelerle seçiliyor.
Eserde "Keriman" (Namirek) karakterine hayat veren İDOB sanatçısı mezzosoprano Asude Karayavuz, karakterinin erkek egemen bir toplumda zekasıyla öne çıkan güçlü bir kadın olduğunu belirterek, detaylı kostüm ve makyaj çalışmalarının sanatçıların performansını ve sahne psikolojisini doğrudan olumlu etkilediğine dikkat çekiyor.
AKM'nin Teknolojik İmkanları Sahneyle Bütünleşecek
Dekor tasarımı ise İDOB baş dekoratörü Efter Tunç’un imzasını taşıyor. Tunç ve ekibi, dönemin ihtişamını yansıtmak amacıyla sahnede yalın ancak etkili bir görsel dil oluşturmayı hedefliyor.
Özellikle eserde yer alan sık sahne değişimleri, AKM büyük sahnesinin sunduğu mekanik imkanlar, özel ışıklandırma teknikleri ve "video mapping" (video yansıtma) teknolojisi ile desteklenerek izleyiciye dinamik bir deneyim sunacak. Tüm görsel tasarım ögelerinin libretto ve müzikle eşgüdümlü ilerlediği proje, prömiyer gününe kadar sürecek olan provalar eşliğinde son şeklini alıyor.