Dünyanın ilk kadavradan rahim naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan, geliştirdikleri cerrahi teknikle uluslararası alanda referans noktası haline geldi. ABD, Almanya ve İsveç’ten gelen uzman ekiplere eğitim veren Türk cerrahlar, rahim nakli alanında küresel bir standardizasyona öncülük ediyor.
ANTALYA — Akdeniz Üniversitesi, organ nakli alanındaki öncü çalışmalarıyla dünya tıp literatüründeki yerini sağlamlaştırıyor. Dünyanın ilk kadavradan rahim nakli operasyonuna imza atarak tıp tarihine geçen ve Türkiye’nin ilk yüz ile çift kol nakillerini gerçekleştiren Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan liderliğindeki ekip, geliştirdikleri cerrahi metodolojiyi yurt dışındaki meslektaşlarına aktarmaya başladı. "Özkan Tekniği" olarak anılan yöntem, çocuk sahibi olamayan kadınlar için umut vadeden en güvenli prosedürlerden biri olarak kabul ediliyor.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversitenin Organ Nakli Merkezi'nin sadece Türkiye için değil, dünya genelinde birçok gelişmiş ülke için de bir eğitim ve referans üssü olduğunu vurguladı. Özkan, merkezin geçen yıl 1.722 hastaya yatarak, 18 binden fazla hastaya ise ayakta tedavi hizmeti verdiğini; böbrek, karaciğer ve kalp dahil olmak üzere toplam 251 organ nakli gerçekleştirdiklerini belirtti.
ABD ve Avrupa'dan Yoğun İlgi
Türk ekibinin geliştirdiği teknik, özellikle bu alanda çalışma yürütmek isteyen gelişmiş ülkelerin yakın markajında. Prof. Dr. Özlenen Özkan, 2011 yılında gerçekleştirdikleri ilk ameliyatın ardından özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İsveç'ten çok ciddi bir ilgiyle karşılaştıklarını ifade etti.
İsveçli cerrahların Antalya'ya gelerek bizzat eğitim aldıklarını belirten Özkan, "Bu işle en çok ilgilenen ekip İsveç'ten geldi. Onlara yardımcı olduk, teknik detayları paylaştık. Ardından ABD ve Almanya gibi ülkelerden gelen birçok ekibe rahim nakli prosedürlerini başarılı bir şekilde tanıttık" dedi.
Geçtiğimiz yıl Antalya’da düzenlenen Rahim Nakli Kongresi’nin, küresel bilgi paylaşımı açısından bir dönüm noktası olduğu belirtiliyor. Kongreye katılan uluslararası heyetler, Türk ekibinin deneyimlerinden faydalanarak kendi ülkelerinde benzer programları başlatmak için hazırlıklarını sürdürüyor.
"Yurt Dışındaki Ekiplere Liderlik Ediyoruz"
Rahim naklinin artık deneysel bir aşamadan çıkıp güvenli bir ameliyat sınıfına girdiğini vurgulayan Prof. Dr. Özkan, şu an yurt dışından birkaç farklı cerrahi ekibe mentörlük yaptıklarını açıkladı. Özkan, "Kendi ülkelerinde kuracakları programları beraber oluşturuyoruz. Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte onlara liderlik yapıyoruz. Amacımız, bu naklin güvenli standartlarda dünyada yaygınlaşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı.
Nakil bekleyen hasta profilinin genişliğine dikkat çeken Özkan, prosedürün sadece kendi yumurtası olan ancak rahmi olmayan veya işlevsiz olan kadınlara uygulandığının altını çizdi. Yanlış anlaşılmaların önüne geçmek isteyen Özkan, "Yumurta veya yumurtalık nakli yapmıyoruz. Kadınlar kesinlikle başkasının genetiğini değil, kendi biyolojik çocuklarını taşıyorlar" diye konuştu.
Kadavradan Nakilde Öncelik Türk Vatandaşlarında
Üniversite bünyesinde bugüne kadar gerçekleştirilen iki rahim nakli hastasının da sağlıklı bebeklerini kucaklarına aldığı bilgisi paylaşıldı. Yurt dışından nakil olmak için çok sayıda başvuru aldıklarını belirten Özkan, etik ve yasal prosedürler gereği kadavradan yapılan bağışlarda önceliğin Türk vatandaşlarında olduğunu hatırlattı. Canlı vericiden nakillerin de mümkün olduğunu belirten Özkan, bu operasyonların belirli tıbbi prensipler ışığında planlandığını sözlerine ekledi.
Organ nakli çeşitliliği bakımından dünyanın tek merkezi olduklarını ifade eden Rektör Özkan, Akciğer Nakli Ruhsatı'nın da alınmasıyla birlikte hastanede yapılamayan hiçbir organ nakli kalmadığını, Türkiye'nin bu alanda küresel bir güç olmaya devam ettiğini vurguladı.