Türkiye'nin ilk Hücresel ve Gen Tedavi Merkezi, Akdeniz Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçiyor. Dünyada yalnızca 7 merkezde uygulanan gelişmiş immünoterapi yöntemlerinin kullanılacağı tesiste, lösemi ve lenfoma hastaları için yüzde 95'in üzerinde tedavi başarısı hedefleniyor.
Akdeniz Üniversitesi, Türkiye’de bir ilke imza atarak lösemi ve lenfoma gibi yaygın kan kanseri türlerinin tedavisi amacıyla Hücresel ve Gen Tedavi Merkezi'ni kurdu. İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesinde hayata geçirilen tesis, yüksek maliyetleri nedeniyle hastaların yurt dışına gitmek zorunda kaldığı hücresel tedavi yöntemlerini tamamen yerli imkanlarla sunmaya hazırlanıyor.
Nisan ayında hasta kabulüne başlaması planlanan merkezde, tıp dünyasında çığır açan ve kanserle savaşan akıllı hücrelerin laboratuvar ortamında çoğaltılarak hastaya geri verilmesini temel alan CAR-T hücre tedavisi uygulanacak.
Türkiye Dünyadaki 8. Ülke Konumunda
Merkezin tanıtım toplantısında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hedefe yönelik yeni kanser tedavi metodunun dünyada sadece 7 merkezde uygulanabildiğini vurguladı. Kurulan yeni merkezle birlikte Türkiye'nin bu teknolojiyi kullanan 8'inci ülke olduğunu belirten Özkan, tesisin Cumhurbaşkanlığının destekleriyle gerekli tüm altyapısını tamamladığını aktardı.
Prof. Dr. Özkan, tedavinin devlet ve üniversite güvencesiyle sunulacağını, böylece ağır maddi yükümlülükler getiren yurt dışı tedavi süreçlerinin de önüne geçileceğini ifade etti.
Sağlıklı Hücrelere Zarar Vermeyen Akıllı Tedavi
Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise uygulanacak CAR-T hücre tedavisinin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Geleneksel kemoterapinin sağlıklı dokulara da zarar verebildiğini hatırlatan Özkan, hücresel tedavide amacın yalnızca kanserli hücreleri hedef almak olduğunu belirtti.
Tedavi sürecinin yaklaşık 8 ila 10 gün sürdüğünü anlatan Prof. Dr. Ömer Özkan, hastadan alınan kanın laboratuvarda genetik olarak programlanarak "savaşan akıllı hücrelere" dönüştürüleceğini kaydetti. Çoğaltılan bu hücrelerin, dondurulmadan ve taze olarak hastaya geri verileceğini aktaran Özkan, bu kişiselleştirilmiş immünoterapi yöntemiyle klinik başarı oranının yüzde 95'in üzerinde olmasını beklediklerini dile getirdi.
İlk Tedaviler 15 Nisan'da Başlıyor
Uzun süren bir Ar-Ge ve teknoloji transferi sürecinin ardından laboratuvar ekipmanlarının kurulumu tamamlanan merkezde, ruhsatlandırma ve validasyon işlemlerinin 1 Nisan itibarıyla bitirilmesi hedefleniyor. Hastalar için umut niteliği taşıyan ilk hücresel tedavilerin ise 15 Nisan'da başlatılması planlanıyor.
Halihazırda 4 özel makinenin bulunduğu ve aylık 10 ila 12 hastaya hizmet verebilecek kapasitedeki merkezde, başlangıç olarak yıllık en az 100 hastanın tedavi edilmesi amaçlanıyor. Önümüzdeki dönemde kapasitenin dört katına kadar çıkarılabileceği ve teknolojinin beyin kanseri gibi zorlu tümörlerin tedavisine yönelik olarak da geliştirileceği bildirildi. Artık Türkiye'den yurt dışına hasta gönderilmesinin aksine, yeni merkez sayesinde yurt dışından da kanser hastalarının kabul edilmesi bekleniyor.