TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan gerginlik üzerine kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Türkiye'nin sığınmacı politikasında etnik veya mezhepsel bir ayrımın asla söz konusu olmadığını belirterek, "Kimliği ne olursa olsun, mazlum olana kucak açtık" dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, sığınmacılar ve mezhep tartışmaları üzerinden yürütülen hararetli bir oturuma sahne oldu. Muhalefet milletvekillerinin, iktidar kanadını ayrımcı dil kullanmakla suçlaması üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, partisinin Suriye politikasına ve toplumsal birlikteliğe dair net mesajlar verdi.
Yenişehirlioğlu, Türkiye'nin sınır kapılarına sığınan milyonlarca insanı kabul ederken "Ensar-muhacir" bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı. Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen hiç kimsenin etnik kökenine, inancına veya mezhebine bakılmadığını ifade eden Yenişehirlioğlu, bu tavrın siyasi bir manevra değil, "bir milletin vicdanı" olduğunu dile getirdi.
"Acıyı Yarıştıranlardan Olmadık"
Genel Kurul'da muhalefet sıralarından gelen eleştirilere yanıt veren Yenişehirlioğlu, Suriye'de yaşanan sivil kayıplar karşısında AK Parti'nin duruşunun tartışmasız olduğunu belirtti. Bölgedeki insanlık dramını hiçbir zaman mezhepler üzerinden okumadıklarını söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili, şu ifadeleri kullandı:
"Biz, acıyı yarıştıranlardan hiç olmadık. Bu zulmü başka bir zulümle meşrulaştıranlardan da hiç olmadık. Kapımıza sığınan hiçbir Suriyeliyi ayırmadık. Bu duruşumuz sadece bir siyasi tercih değil, milletimizin vicdanının bir yansımasıdır."
Kimlik Siyaseti Tartışması
Meclis'teki tartışmaların odağında, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın daha önceki bir konuşmasında kullandığı ifadeler yer aldı. DEM Parti ve CHP milletvekilleri, Usta'nın sözlerinin ayrıştırıcı olduğunu öne sürerek özür talebinde bulundu.
Eleştiriler üzerine söz alan Leyla Şahin Usta ise sözlerinin bağlamından koparıldığını ve çarpıtıldığını savundu. "Aleviler kardeşimizdir derken Müslümanlar üzerinden bahsediyoruz" diyen Usta, Alevi vatandaşları Müslümanlıktan ayrı görmediklerini, yapılan eleştirilerin haksız bir siyasi rant çabası olduğunu ifade etti.
"Hizmet Siyaseti" Vurgusu
Tartışmaların ardından tansiyonu düşürmek üzere tekrar kürsüye gelen Yenişehirlioğlu, Meclis'i sağduyuya davet etti. Türkiye'nin etrafının bir ateş çemberiyle çevrili olduğu bir dönemde, içeride yürütülen kimlik siyasetinin ülkeye zarar vereceği uyarısında bulundu.
Siyaseti ayrıştırmak için değil, birleştirmek için yaptıklarının altını çizen Yenişehirlioğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Bu ülke artık mezhep ayrılıklarının kaşınmasından, farklılıkların bir çatışma malzemesi haline getirilmesinden yorulmuştur. Bizim siyasetimiz kimlik siyaseti değil, hizmet siyasetidir. Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımı üzerinden yürütülen her söylem bu millete yapılmış en büyük kötülüktür. Bizim yolumuz nettir; bu topraklarda kimse ötekileştirilmeyecek."