AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Orta Doğu'da artan çatışmaların gölgesinde Türkiye'nin barış odaklı ve tavizsiz tutumunu yineleyerek, sınır güvenliği konusunda hiçbir tehdide boyun eğilmeyeceğinin altını çizdi.
Adana'daki bayramlaşma programları kapsamında partisinin ve MHP'nin il başkanlıklarını ziyaret eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye'nin dış politikası ve bölgedeki son gelişmelere dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin her zaman barıştan yana bir tutum sergilediğini belirten Çelik, "Kimsenin toprağında gözümüz olmadığı gibi toprağımıza göz dikene de hiçbir şekilde müsamaha göstermeyiz. Türkiye'nin milli güvenliği hiç kimsenin pazarlık konusu değildir." ifadelerini kullandı.
Orta Doğu'da uluslararası hukukun ve dünya düzeninin fiilen ortadan kalktığını savunan Çelik, İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki operasyonlarının yanı sıra ABD ve İsrail koalisyonunun İran'a yönelik son eylemlerini sert bir dille eleştirdi. Yapılan saldırıların meşru bir zemine dayanmadığını ve insanlık dışı olduğunu ifade eden Çelik, Türkiye'nin bu süreçte mezhepçi yaklaşımları reddederek İran halkının meşru haklarının yanında durduğunu vurguladı.
"Kardeşliğimiz Konjonktürel Değil, Ebedidir"
Çelik'in gündeminde, son dönemde Türkiye ile Azerbaycan ilişkileri üzerinden yürütülen tartışmalar da vardı. İki ülke arasına fitne sokmaya çalışan odakların yurt dışı bağlantılarını ve amaçlarını yakından takip ettiklerini belirten Çelik, "Azerbaycan'la olan kardeşliğimiz konjonktürel değil, ebedidir. İki devlet tek millet olarak sonsuza kadar bu kardeşliğimizi koruyacağız." şeklinde konuştu.
Bölgede yaşanan türbülanslı dönemin ancak güçlü bir iç cephe ve siyasi kararlılıkla aşılabileceğine işaret eden Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin liderliğindeki Cumhur İttifakı'nın, Türkiye'nin bağımsız karar alma iradesini hedef alan her türlü manipülasyona karşı sarsılmaz bir duruş sergilediğini dile getirdi.
Çelik'in Adana'daki temaslarına, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda teşkilat mensubu da eşlik etti. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde barış masasının ancak Türkiye'nin diplomatik inisiyatifiyle kurulabileceği mesajı, ziyaretlerin ortak vurgusu olarak öne çıktı.