15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Adliye Koridorlarından Olay Mahaline: Gerçeğin Peşindeki "Nöbetçi" Tanıklar

İstanbul’un yoğun gündeminde, adliye koridorlarından emniyet binalarına kadar her noktada görev yapan uzman muhabirler, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması için görünmez bir mücadele veriyor.

Paylaş:
Adliye Koridorlarından Olay Mahaline: Gerçeğin Peşindeki "Nöbetçi" Tanıklar

İstanbul’un yoğun gündeminde, adliye koridorlarından emniyet binalarına kadar her noktada görev yapan uzman muhabirler, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması için görünmez bir mücadele veriyor.

Dünyanın en hareketli metropollerinden biri olan İstanbul, sadece nüfusuyla değil, günün her saati değişen ve gelişen gündemiyle de dikkat çekiyor. Bu yoğun akışın ortasında, vatandaşların haber alma hakkını teslim etmek için zamanla yarışan uzman muhabirler, mesleğin en kritik noktalarında görev yapıyor. Adliye, emniyet ve asayiş muhabirleri, bazen bir duruşma salonunda adaletin tecellisini beklerken, bazen de bir olay yerinde kriz anını yönetmeye çalışarak kamuoyu ile gerçekler arasında bir köprü kuruyor.

Bugünkü Haberler olarak, İstanbul'un farklı noktalarında görev yapan deneyimli gazetecilerin saha mesaisini ve mesleğin zorluklarını yerinde gözlemledik.

Hukuk ve Sabır: Adliye Muhabirliği

Avrupa'nın en büyük adalet saraylarından biri olan Çağlayan Adliyesi'nde görev yapan muhabirler, operasyonlardan karmaşık soruşturmalara, yıllarca süren davalardan anlık gelişmelere kadar geniş bir yelpazeyi takip ediyor. Bu alanda çalışmak, sadece habercilik refleksi değil, aynı zamanda ciddi bir hukuk okuryazarlığı gerektiriyor.

Habertürk Televizyonu Özel Haberler Şefi Ceylan Sever, 11 yıldır adliye koridorlarında görev yapıyor. Adliye muhabirliğinin, savaş muhabirliğinden sonra en zorlu alanlardan biri olduğunu belirten Sever, hukuki terimlere hakimiyetin şart olduğunu vurguluyor.

Sever, mesleğin en kritik kuralının "fikri takip" olduğunu belirterek şunları söylüyor: "Yargılamalar çok uzun sürüyor. Bu yüzden bir davayı başından sonuna kadar takip etmek önemli. Çıkan kararı, istenen cezayı veya savunmaları doğru anlamak için sürecin bütününe hakim olmanız gerekiyor. Uzun soluklu yargılamalarda fikri takip, gazeteciliğin en esas kuralıdır."

Mesainin sabah 09.00’da başladığını ancak bitiş saatinin belirsiz olduğunu aktaran Sever, adliye muhabirlerinin sadece güncel dosyaları değil, yıllara yayılan davaları da titizlikle incelediğini ifade ediyor.

Tarihe Tanıklık Etmek

Hürriyet Gazetesi adliye muhabiri Elif Altın ise 16 yıllık tecrübesiyle mesleğin "tarihçilik" yönüne dikkat çekiyor. Adliye muhabirliğini bir uzmanlık alanı olarak tanımlayan Altın, motivasyon kaynağını şu sözlerle anlatıyor:

"Bundan 20 sene sonra birileri çıkıp 'Tarihte böyle bir şey olmuş' dediğinde, 'Ben bu duruşmayı, bu soruşturmayı bizzat takip ettim' diyebileceğim. Bu açıdan adliye muhabirliği beni heyecanlandırıyor. Bir nevi o dosyanın hakimi gibi, sizin de konuya hakim olmanız gerekiyor. Hafızanızın ve arşivinizin kuvvetli olması lazım. İpin ucunu kaçırırsanız toparlayamazsınız."

Meslek hayatı boyunca Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi ve 15 Temmuz darbe girişimi davaları gibi toplumsal hafızada yer eden olaylara tanıklık ettiğini belirten Altın, bu süreçlerin psikolojik olarak yıpratıcı olabildiğini ancak kamu görevi yapmanın verdiği sorumluluk bilincinin ağır bastığını dile getiriyor.

Emniyetin Nabzı: 24 Saat Kesintisiz Mesai

Adliyenin durağan ve prosedürel yapısının aksine, emniyet ve asayiş muhabirliği sürekli hareket halinde olmayı gerektiriyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde ve sahada görev yapan muhabirler, operasyonları ve sıcak gelişmeleri anbean takip ediyor.

Sabah Gazetesi emniyet muhabiri Emir Somer, bu alanda "mesai saati" kavramının olmadığını belirtiyor. Somer, "Polis muhabirliğinin saati yoktur. Gece operasyon olur, sabah ekipler gelir; bunları kaçırmamanız gerekir. Gündemin temposundan bir an bile uzaklaşırsanız koparsınız" diyerek disiplin ve istikrarın önemine işaret ediyor.

Somer, mesleğe başladığında komiser olan emniyet mensuplarının bugün il emniyet müdürü seviyesine geldiğini, bu uzun soluklu ilişkinin karşılıklı güvene dayandığını ifade ediyor.

Suçluyla Göz Göze Gelmek

Habertürk Televizyonu emniyet muhabiri Elif Yavuz ise olayın en sıcak anlarında, bazen suçlularla birkaç santim mesafede çalışmanın getirdiği psikolojiyi anlatıyor.

Yavuz, operasyon anlarında veya şüphelilerin sevki sırasında yaşananları şöyle aktarıyor: "Çok azılı, insanın yüreğini burkan suçları işleyen insanlarla çok yakın mesafede duruyoruz. O an işi yapmanın heyecanıyla soru sorup cevap arıyoruz. Ancak haberi yazarken veya görüntüleri izlerken o kişilerle ne kadar yakın olduğumuzu fark etmek farklı bir duygu. Gözlerinin içine bakıp bir pişmanlık belirtisi arıyorsunuz; bazen görüyorsunuz, bazen de göremiyorsunuz."

Emniyet muhabirlerinin toplumun aynası olduğunu vurgulayan Yavuz, suçun değişen yapısına ve toplumun sosyolojik dönüşümüne birinci elden şahitlik ettiklerini belirtiyor.

Haberciliğin Psikolojik Yükü

Sahadaki muhabirler için en büyük zorluklardan biri de tanık oldukları travmatik olaylar karşısında profesyonelliklerini korumak. Kahramanmaraş merkezli depremlerden, çocuk istismarı davalarına kadar pek çok ağır konuda görev yapan gazeteciler, insani duygularını bir kenara bırakıp haberi en doğru şekilde aktarmaya odaklanıyor.

Haber Global Televizyonu adliye muhabiri Enes Geyik, adliye koridorlarında mutlu bir habere rastlamanın neredeyse imkansız olduğunu belirterek, "İnsanlar suç işlemiş olsa bile, onların ailelerinin üzüntülerini, gözyaşlarını görmek, kavgalara şahitlik etmek bizleri de psikolojik olarak yıpratıyor" ifadelerini kullanıyor.

Tüm bu zorluklara rağmen, İstanbul'da görev yapan uzman muhabirler, "görünmez kahramanlar" olarak kamuoyunu bilgilendirme görevini sürdürüyor. Doğru bilgiye ulaşmanın her zamankinden daha kritik olduğu günümüzde, onların teyit mekanizmasından geçen haberler, dezenformasyonla mücadelede hayati bir rol oynuyor.