27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Adıyaman’ın Son Semercisi: Üç Kuşaktır Süren Zanaat Direnişi

Teknolojinin gölgesinde kaybolmaya yüz tutan semercilik mesleğini Adıyaman'da yaşatmaya çalışan 70 yaşındaki Mehmet Ulucan, yarım asrı deviren ustalığıyla dede mirasına sahip çıkıyor.

Paylaş:
Adıyaman’ın Son Semercisi: Üç Kuşaktır Süren Zanaat Direnişi

Teknolojinin gölgesinde kaybolmaya yüz tutan semercilik mesleğini Adıyaman'da yaşatmaya çalışan 70 yaşındaki Mehmet Ulucan, yarım asrı deviren ustalığıyla dede mirasına sahip çıkıyor.

Adıyaman’da yaşayan Mehmet Ulucan, gelişen teknolojiye ve değişen yaşam koşullarına rağmen, dedesinden ve babasından devraldığı semercilik mesleğini 50 yılı aşkın süredir aynı dükkânda sürdürüyor. Kentte bir zamanlar çarşıların en hareketli zanaatlarından biri olan semerciliğin bugün parmakla gösterilen son temsilcilerinden biri olan Ulucan, her sabah dükkânını açarak ata yadigarı mesleğine hayat vermeye devam ediyor.

Yarım Asırlık Emek

Henüz çocuk yaşlarda babasının yanında çırak olarak başladığı meslekte saçlarını ağartan Ulucan, yük ve binek hayvanları için semer, palan (eyer) ve heybe gibi ekipmanları tamamen el emeğiyle üretiyor. Fabrikasyon üretime inat, geleneksel yöntemlerden ödün vermeyen usta, deriyi ve keçeyi büyük bir titizlikle işleyerek kullanıma hazır hale getiriyor.

"Köylünün Eli Ayağıydı"

Mesleğin üçüncü kuşak temsilcisi olduğunu belirten Mehmet Ulucan, geçmişte semerciliğin kırsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguluyor. O günleri, "Eskiden bu işler köylülerin eli ayağıydı. Yükünü bununla taşır, ulaşımını bununla sağlardı. Geçim kaynağı hayvancılık olan herkesin yolu mutlaka bize düşerdi" sözleriyle anlatıyor.

Ancak tarımda makineleşmenin artması ve ulaşım olanaklarının gelişmesiyle birlikte semere olan ihtiyaç da giderek azalmış durumda. Traktörlerin ve motorlu taşıtların yaygınlaşması, binek hayvanlarına dayalı nakliye kültürünü büyük ölçüde bitirirken, Ulucan gibi ustaların iş hacmini de daraltmış bulunuyor.

Çobanların Vazgeçilmezi

Tüm zorluklara rağmen mesleğin tamamen yok olmadığını belirten tecrübeli usta, günümüzde müşterilerinin çoğunluğunu çobanların ve dağlık arazide tarım yapan köylülerin oluşturduğunu ifade ediyor.

Özellikle traktörün giremediği sarp arazilerde yük taşımak zorunda olanlar ve hayvanlarıyla uzun süre arazide kalan çobanlar için semer ve heybe hâlâ kritik bir ihtiyaç. Ulucan, "Dağda gezen çoban, azığını heybesine koyup hayvanıyla dolaşıyor. Traktörü olmayan köylü işini hayvanıyla görüyor. Biz de gücümüz yettiğince, elimizden geldiğince bu mirası yaşatmaya, ihtiyaç sahiplerinin işini görmeye çalışıyoruz" diyerek mesleğine olan bağlılığını dile getiriyor.