Adıyaman’da yaşayan 70 yaşındaki demirci ustası Mustafa Uyan, 1968 yılında çırak olarak girdiği dükkanda yarım asrı devirdi. Teknolojinin getirdiği kolaylıklara rağmen, ocağının ateşini her sabah ilk günkü heyecanla yakıyor ve köylünün toprağı işlediği aletleri nasırlı elleriyle şekillendiriyor.
Adıyaman’da sanayi sitesinin bir köşesinde, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte körük sesleri yükselmeye başlıyor. Şehrin en eski zanaatkarlarından biri olan Mustafa Uyan, tam 58 yıldır değişmeyen bir ritüeli sürdürüyor. Henüz bir çocukken "su çırağı" olarak adım attığı demirci dükkanında, bugün 70 yaşında bir usta olarak çeliğe hükmediyor.
Mustafa Uyan, teknolojik gelişmelerin ve fabrikasyon üretimin el emeğini gölgede bıraktığı bir çağda, geleneksel demircilik mesleğini inatla ve aşkla yaşatmaya devam ediyor.
Amcasının Yanında Başlayan Yarım Asırlık Serüven
Uyan’ın demirle olan hikayesi, 1968 yılında amcasının yanında çıraklığa başlamasıyla filizlendi. O günlerde sadece ustasının suyunu getiren ve getir götür işlerine bakan küçük bir çocukken, zamanla ateşin dilinden anlayan bir zanaakara dönüştü.
Mesleğe olan bağlılığını "Dünyaya bir daha gelsem, yine demirci olurdum" sözleriyle ifade eden Uyan, bu işin zorlu olduğu kadar büyük bir manevi tatmin sağladığını vurguluyor. Uyan’a göre, şekilsiz ve soğuk bir metal parçasını alıp, insanların hayatını kolaylaştıracak bir eşyaya dönüştürmek, tarifi imkansız bir zevk kaynağı.
Bin Derecelik Ateşle Dans
Mustafa Usta’nın mesaisi, her gün ocağını yakmasıyla başlıyor. Kömür ateşinde bin dereceye kadar ısıtılan demir, ustanın örsü üzerinde dövülerek şekil alıyor. Uyan; balta, kazma, dehre, satır ve nacak gibi tarım aletlerini büyük bir titizlikle üretiyor. Özellikle bölge çiftçisinin ve köylünün ihtiyaç duyduğu dayanıklı aletler, onun elinden çıkıyor.
Demiri tavında dövmenin inceliklerini anlatan tecrübeli usta, zamanlamanın hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Demirin ocakta gereğinden fazla kalması durumunda özelliğini yitireceğini ve "çürüyeceğini" belirten Uyan, yılların getirdiği tecrübeyle malzemenin en doğru kıvamını göz kararıyla belirliyor.
"Gençler Okumayı Tercih Ediyor"
Geçmiş yıllarda bir demir parçasına şekil vermek için 4-5 kişinin aynı anda çalıştığı o yoğun ve bedenen ağır günleri hatırlatan Mustafa Uyan, günümüzde makinelerin iş yükünü bir nebze hafiflettiğini kabul ediyor. Ancak ona göre, makine ne kadar gelişirse gelişsin, ortaya çıkan üründeki el emeğinin değeri değişmiyor.
Mesleğin geleceği konusunda ise hem umutlu hem de gerçekçi bir tablo çiziyor. Yeni nesil gençlerin pırlanta gibi olduğunu, ancak fiziksel zorluğu olan zanaatlar yerine okumayı ve daha farklı kariyer yollarını tercih ettiğini belirtiyor. Gençlerin tercihlerine saygı duyan Uyan, ömrü ve gücü yettiği sürece ocağının başında demir dövmeye devam edeceğinin mesajını veriyor.