27 Şubat 2026 Cuma
Haber

AB’nin Sınır Politikası Çöküşte: Sığınmacılara Yönelik Sistematik Geri İtmeler Belgelendi

Brüksel merkezli insan hakları kuruluşlarının yeni raporları, Avrupa Birliği dış sınırlarında sığınma hakkının fiilen askıya alındığını ve binlerce kişinin hukuksuz biçimde geri itildiğini ortaya koyuyor.

Paylaş:
AB’nin Sınır Politikası Çöküşte: Sığınmacılara Yönelik Sistematik Geri İtmeler Belgelendi

Brüksel merkezli insan hakları kuruluşlarının yeni raporları, Avrupa Birliği dış sınırlarında sığınma hakkının fiilen askıya alındığını ve binlerce kişinin hukuksuz biçimde geri itildiğini ortaya koyuyor.

Avrupa Birliği (AB) sınır yönetiminde insan hakları ihlalleri giderek sistematik bir hal alırken, Brüksel merkezli sivil toplum kuruluşları ve bağımsız gözlemciler tarafından hazırlanan yeni raporlar, "geri itme" (pushback) uygulamalarının münferit olaylar olmaktan çıkıp yerleşik bir politika haline geldiğini gözler önüne serdi. Belçika merkezli uluslararası dayanışma ağı 11.11.11 tarafından paylaşılan veriler, on binlerce kişinin uluslararası koruma talebinde bulunma imkanı dahi tanınmadan AB sınırlarından zorla uzaklaştırıldığını doğruluyor.

Sığınma Hakkı Fiilen Askıda

Uluslararası hukuk ve AB müktesebatına göre, sınır kapılarına ulaşan her bireyin sığınma başvurusunda bulunma ve bu başvurunun bireysel olarak değerlendirilmesini talep etme hakkı bulunuyor. Ancak sahadan gelen veriler, bu hukuki zeminin tamamen yok sayıldığını gösteriyor. Rapora göre, sığınmacılar herhangi bir kayıt işlemi yapılmaksızın, toplu halde ve çoğu zaman şiddet kullanılarak geldikleri ülkelere geri gönderiliyor.

Bu uygulamaların özellikle Yunanistan-Türkiye arasındaki Ege Denizi rotasında, Bulgaristan-Türkiye kara sınırında, Polonya-Belarus hattında ve Macaristan sınır bölgelerinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Sığınmacıların botlarının engellendiği, zarar verildiği ve insanların hayati tehlikeyle baş başa bırakıldığı vakalar, insan hakları örgütlerinin kayıtlarına girmeye devam ediyor.

Frontex Mercek Altında

Raporlarda en dikkat çekici iddialardan biri, AB Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex’in rolüne ilişkin. Frontex’in, üye ülkelerin sınır muhafızları tarafından gerçekleştirilen geri itme operasyonlarından haberdar olduğu, ancak bu ihlalleri önlemek yerine görmezden geldiği öne sürülüyor. Yunan sahil güvenlik unsurlarının Ege Denizi’nde göçmen botlarını ittiği olaylara dair video kayıtları, tanık ifadeleri ve uydu görüntüleri bulunmasına rağmen, AB kurumlarının denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı vurgulanıyor.

Geçmişte Frontex yönetimi hakkında başlatılan soruşturmalar ve istifalar, kurum içindeki temel hak ihlallerine dair tartışmaları alevlendirmişti. Ancak sahadaki pratiklerin değişmediği, Frontex veri tabanlarında dahi yüzlerce düzensiz göçmenin geri itildiğine dair kayıtların bulunduğu belirtiliyor.

Şeffaflık ve Bağımsız Soruşturma Çağrısı

Sivil toplum kuruluşları, AB Komisyonu ve üye ülkelere acil çağrıda bulunarak, sınır yönetiminde şeffaflığın sağlanmasını talep ediyor. Başta 11.11.11 olmak üzere insan hakları savunucuları, geri itme iddialarının bağımsız komisyonlarca soruşturulmasını ve temel hak ihlallerine karşı "sıfır tolerans" politikasının kâğıt üzerinde kalmayıp hayata geçirilmesini istiyor.

Avrupa'nın kendi hukuk normlarını ihlal eden bu sınır politikalarının, sığınma hakkını fiilen ortadan kaldırdığı ve AB'nin insan hakları konusundaki küresel inandırıcılığını ciddi şekilde zedelediği ifade ediliyor.