15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

ABD'nin Venezuela Operasyonu Dünyayı İkiye Böldü: Sert Kınamalar ve Açık Destek

Washington yönetiminin Caracas'a yönelik hava saldırıları ve rejim değişikliği hamlesi uluslararası arenada derin bir çatlağa yol açtı. Çin, Rusya ve Latin Amerika devleri operasyonu "egemenlik ihlali" olarak nitelendirip sert dille kınarken, İsrail ve Ukrayna ABD'nin hamlesine tam destek verdi.

Paylaş:
ABD'nin Venezuela Operasyonu Dünyayı İkiye Böldü: Sert Kınamalar ve Açık Destek

Washington yönetiminin Caracas'a yönelik hava saldırıları ve rejim değişikliği hamlesi uluslararası arenada derin bir çatlağa yol açtı. Çin, Rusya ve Latin Amerika devleri operasyonu "egemenlik ihlali" olarak nitelendirip sert dille kınarken, İsrail ve Ukrayna ABD'nin hamlesine tam destek verdi.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Venezuela'nın başkenti Caracas'a yönelik hava saldırıları düzenlemesi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun iktidardan uzaklaştırılmasına yönelik askeri hamlesi, küresel diplomaside soğuk rüzgarlar estirdi. Washington'ın "güvenli geçiş" olarak tanımladığı operasyon, dünya başkentlerinde birbirine taban tabana zıt tepkilerle karşılandı.

Doğu ve Güney Hattından "Egemenlik" Vurgusu

ABD'nin askeri müdahalesine en sert tepkiler Asya ve Latin Amerika'dan yükseldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, operasyonu "hegemonik" bir eylem olarak nitelendirerek, bağımsız bir devletin başkanına karşı güç kullanılmasının şok edici olduğunu bildirdi. Pekin yönetimi, bu durumun uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı ihlal ettiğini savundu.

Benzer bir ton Moskova'dan da geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, gelişmeleri "son derece endişe verici" olarak tanımlarken, ideolojik düşmanlıkların devletler arası ilişkilere hakim olmasını eleştirdi. Rusya, ayrıca zorla ülkeden çıkarıldığı belirtilen Maduro ve eşinin akıbetinin derhal açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Latin Amerika'nın iki devi Brezilya ve Meksika da operasyona karşı çıktı. Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, bir ülkenin bombalanması ve devlet başkanının alıkonulmasının "kabul edilemez kırmızı çizgiyi aştığını" belirtti. Meksika hükümeti ise ABD'nin eylemini Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesinin açık ihlali olarak değerlendirdi ve şiddetle kınadı.

Bölge ülkelerinden Küba, operasyonu "devlet terörü" olarak tanımlarken, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro olası bir mülteci akınına karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini duyurdu.

%%ENTITY:89957b9a-dfdf-417a-b552-45e89f4648bc:İsrail%% ve %%ENTITY:3dc7f714-a09c-4fcc-a8be-3949ac25f009:Ukrayna%%'dan Açık Destek

Operasyona destek veren cephenin başını ise İsrail ve Ukrayna çekti. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD'nin "özgür dünyanın lideri" olarak hareket ettiğini savunarak, Maduro'nun devrilmesini memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Tel Aviv yönetimi, Venezuela muhalefeti ile dostane ilişkiler kurma arzusunu dile getirdi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha da Maduro yönetiminin meşruiyetini tanımadıklarını vurgulayarak, ABD'nin hamlesine destek verdi. Kiev yönetimi, Venezuela halkının "diktatörlükten uzak yaşama hakkını" savunduklarını belirterek, yaşananları Venezuelalıların çıkarlarına uygun bir gelişme olarak yorumladı.

Avrupa'da Temkinli ve Eleştirel Yaklaşım

Avrupa kanadında ise tepkiler daha karmaşık bir seyir izledi. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Maduro'nun meşruiyetten yoksun olduğunu belirtmekle birlikte, her koşulda uluslararası hukuka saygı gösterilmesi gerektiğini hatırlattı.

Fransa ise daha eleştirel bir pozisyon aldı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Maduro'nun halkın özgürlüklerini kısıtladığını kabul etse de, askeri operasyonun "güç kullanmama ilkesini" ihlal ettiğini vurguladı. Paris yönetimi, kalıcı siyasi çözümlerin dışarıdan askeri yöntemlerle dayatılamayacağı uyarısında bulundu.

Ankara ve BM'den İtidal Çağrısı

Türkiye, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek tüm tarafları itidalli davranmaya çağırdı. Dışişleri Bakanlığı, bölgesel istikrarın korunması ve krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ise askeri eylemlerin bölgede tehlikeli sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunarak, gerilimin tırmanmasından derin endişe duyduğunu bildirdi.