ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan sanayisini canlandırmak hedefiyle "Kurtuluş Günü" olarak adlandırarak başlattığı korumacı ticaret politikaları, birinci yılında hukuki engeller ve makroekonomik istikrarsızlıklarla gölgelendi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 2 Nisan 2025'te Amerikan sanayisinin "yeniden doğuşu" vaadiyle ilan ettiği ve "Kurtuluş Günü" olarak nitelendirdiği yeni ticaret rejiminin üzerinden tam bir yıl geçti. İlk olarak Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) devreye sokularak uygulanan karşılıklılık esasına dayalı gümrük vergileri, aradan geçen 12 ayda piyasalarda ciddi hareketliliğe, uluslararası ticari gerilimlere ve ülke içinde derin hukuki tartışmalara yol açtı.
Başlangıçta tüm ticaret ortaklarına yönelik yüzde 10'luk temel gümrük vergisi ve ülkelere göre yüzde 50'ye varan ek tarifeler içeren strateji, yıl boyunca 50'den fazla revizyona uğradı. Bugünkü Haberler'in derlediği verilere ve uluslararası kurumların analizlerine göre, kapsamlı ekonomik dönüşüm vaadiyle başlatılan süreç beklentilerin gerisinde kaldı.
Hukuki Süreçler ve Yüksek Mahkeme Kararı
Tarife rejiminin en büyük kırılması, politikaların yasal dayanağı konusunda yaşandı. ABD içindeki ithalatçılar ve bazı eyaletler tarafından ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesine taşınan süreç, en sonunda Yüksek Mahkeme'ye ulaştı. Yüksek Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde 3'e karşı 6 oyla aldığı kararda, IEEPA'nın başkana tarife uygulama yetkisi vermediğine hükmetti. Mahkeme, yasada geçen "ithalatı düzenleme" yetkisinin, Kongre'nin münhasır "vergi koyma" yetkisiyle aynı anlama gelmediğini belirtti.
Bu kararın ardından, IEEPA kapsamında bugüne kadar tahsil edilen milyarlarca dolarlık verginin iadesi gündeme geldi. ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza (CBP) birimi, ödenmesi muhtemel vergi iadesi tutarının 4 Mart itibarıyla yaklaşık 166 milyar dolar olduğunu mahkemeye sunduğu belgelerde bildirdi.
Karar sonrası geri adım atmayan Trump yönetimi, 1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesini devreye sokarak 24 Şubat 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere tüm ithal ürünlere 150 gün süreyle yüzde 10'luk yeni bir gümrük vergisi getirdi.
Çin ile Ticaret Savaşında Dalgalanmalar
Tarifelerin en çok etkilediği ülke olan Çin ile ilişkiler, yıl boyunca oldukça dalgalı bir seyir izledi. Fentanil krizi ve misilleme gerekçeleriyle Çin menşeli ürünlere uygulanan toplam gümrük vergisi oranı bir dönem yüzde 145'e kadar çıkarıldı. Ancak tırmanan gerilim nedeniyle mayıs ayında Cenevre'de yapılan görüşmeler sonucunda, ABD bu oranı geçici olarak yüzde 30 seviyesine indirmek zorunda kaldı. Temmuz ayında yapılan başka bir düzenlemeyle de yaklaşık 70 ülkeye yönelik tarifeler yüzde 10 ile yüzde 41 arasında yeniden belirlendi.
Tüketiciye ve Küçük İşletmelere Bilanço Ağır Oldu
Makroekonomik hedefler açısından da tablonun Trump yönetiminin öngördüğü gibi şekillenmediği görülüyor. Dış ticaret açığını kapatma hedefiyle atılan adımlara rağmen, ABD'nin mal ticareti açığı 2025 yılı genelinde yüzde 2 artarak 1 trilyon 241 milyar dolara ulaştı.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü'nün araştırmaları, tarife maliyetlerinin yüzde 96'sının doğrudan ABD içindeki ithalatçılar ve tüketicilere yansıdığını gösteriyor. Washington merkezli Center for American Progress (CAP) analizine göre ise, ithalatçı küçük işletmelerin gümrük vergisi faturaları son bir yıllık dönemde üç katına çıktı; ortalama bir işletme 306 bin dolar ek ödeme yapmak zorunda kaldı.
Yale Üniversitesi Bütçe Laboratuvarı verileri, uygulanan vergilerle ABD'de ortalama etkin tarife oranının 2025 yılı içinde yüzde 14,3 ile 1939'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını belgeliyor. Şubat ayındaki mahkeme iptalinin ardından gerileyen bu oran, yeni getirilen vergilerle tekrar yüzde 10,5 seviyesine çıktı. İmalat sektöründe umulan istihdam artışının aksine Nisan 2025'ten bu yana 100 bin kişilik kayıp yaşanması ve doğrudan yabancı yatırımların 288,4 milyar dolarla son on yılın ortalamasının altında kalması, korumacı ticaret stratejisinin ekonomik faturasını ortaya koyan diğer önemli göstergeler oldu.