28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

AB'den Yerleşim Yerleri Çıkmazı: Ticaret Yasağı Sorusu Yanıtsız Kaldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, uluslararası hukuka aykırı olduğunu sık sık vurguladığı İsrail yerleşim yerleriyle ticareti neden tamamen durdurmadığına ilişkin sorular karşısında sessizliğini koruyor. Komisyon sözcüleri, yetki alanlarındaki ticaret politikalarına rağmen konuyu geçiştirmeyi tercih etti.

Paylaş:
AB'den Yerleşim Yerleri Çıkmazı: Ticaret Yasağı Sorusu Yanıtsız Kaldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, uluslararası hukuka aykırı olduğunu sık sık vurguladığı İsrail yerleşim yerleriyle ticareti neden tamamen durdurmadığına ilişkin sorular karşısında sessizliğini koruyor. Komisyon sözcüleri, yetki alanlarındaki ticaret politikalarına rağmen konuyu geçiştirmeyi tercih etti.

Brüksel’de düzenlenen günlük basın brifinginde, AB Komisyonu yetkilileri ile gazeteciler arasında İsrail’in işgal altındaki topraklarda genişlettiği yerleşim yerleri konusunda dikkat çekici bir diyalog yaşandı. Komisyon, bir yandan İsrail’in yerleşim politikalarını "uluslararası hukuka aykırı" olarak nitelerken, diğer yandan bu bölgelerle devam eden ticari ilişkilerin neden sonlandırılmadığına dair net bir hukuki veya siyasi gerekçe sunmaktan kaçındı.

"Yetki Var, Eylem Yok"

Toplantıda gündeme gelen temel soru, AB’nin Ortak Ticaret Politikası çerçevesindeki yetkileri üzerine yoğunlaştı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in daha önce kurumun yetkileri dahilinde her türlü adımı atmaya hazır olduğu yönündeki beyanları hatırlatılarak, şu soru yöneltildi:

"AB, yerleşim yerlerini kınıyor ve bunların yasa dışı olduğunu belirtiyor. Ancak ticaret devam ettiği sürece bu yerleşimlerin ekonomik olarak ayakta kalmasına katkı sağlanıyor. AB, ticaret politikası çerçevesinde bu ticareti kesme yetkisine sahipken neden bu adımı atmıyor?"

Bu kritik soruya AB Komisyonu sözcülerinden net bir yanıt gelmedi.

Sözcülerden "Kapsam Dışı" Savunması

AB Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar El Anouni, İsrail’in işgal altındaki topraklarda kontrolü artırma planlarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2334 sayılı kararına aykırı olduğunu yineledi. El Anouni, AB’nin 1967 sınırları ötesindeki İsrail egemenliğini tanımadığını vurgulayarak, "İlhakın uluslararası hukuk uyarınca yasa dışı olduğunu bir kez daha belirtiyor ve İsrail’i bu karardan dönmeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Ancak ticaret yasağı konusundaki ısrarlı sorular üzerine söz alan Ticaret Sözcüsü Olof Gill, konuyu teknik bir ayrıma indirgedi. Gill, AB ile İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşması’nın yerleşim yerlerini zaten kapsamadığını belirterek, "Çünkü buralar İsrail toprağı değil" savunmasını yaptı. Gill, genel bir ticaret yasağının neden uygulanmadığı sorusuna ise daha sonra bilgi verileceğini söylemekle yetindi.

Hukuki ve Ticari Çelişki

Mevcut durumda AB, İsrail ile olan ticaretinde "farklılaştırma" politikası izliyor. Buna göre, İsrail’in uluslararası kabul görmüş sınırları içinden gelen ürünler gümrük indirimlerinden faydalanırken, işgal altındaki yerleşim yerlerinden gelen ürünler bu avantajlardan yararlanamıyor. Ancak bu ürünlerin AB pazarına girişi tamamen yasaklanmış değil.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) işgalin yasa dışı olduğuna dair danışma görüşlerine rağmen, Brüksel’in tam bir ithalat yasağı getirmemesi, insan hakları örgütleri ve hukukçular tarafından "siyasi bir tercih" olarak eleştiriliyor. Komisyonun ticarette münhasır yetkiye sahip olmasına rağmen bu kozu kullanmaması, AB'nin Orta Doğu politikasındaki en büyük tutarsızlıklardan biri olarak görülüyor.