16 Nisan 2026 Perşembe
Haber

AB'den Hürmüz Boğazı İçin "Uluslararası Koalisyon" Çağrısı

Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı'nda artan gerilimin ardından küresel deniz güvenliğini sağlamak amacıyla geniş çaplı bir uluslararası koalisyon kurulması gerektiğini vurguladı.

Paylaş:
AB'den Hürmüz Boğazı İçin "Uluslararası Koalisyon" Çağrısı

Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı'nda artan gerilimin ardından küresel deniz güvenliğini sağlamak amacıyla geniş çaplı bir uluslararası koalisyon kurulması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenen "AB-BM İşbirliği" konulu BM Güvenlik Konseyi (BMGK) oturumunda uluslararası güvenliğe dair önemli açıklamalarda bulundu. Kallas, küresel deniz yollarının giderek daha tartışmalı hale geldiğine dikkat çekerek, ticaret hatlarına ve denizaltı altyapısına yönelik tehditlerin arttığını belirtti.

Özellikle stratejik öneme sahip deniz güzergahlarında yaşanan sorunlara değinen Kallas, "Bugün Hürmüz Boğazı'nda yaşananlar, deniz güvenliği konusunda güçlü bir uluslararası koalisyona yönelik en açık çağrıdır." ifadelerini kullandı. Masada deniz güvenliği için çeşitli girişimlerin bulunduğunu belirten Yüksek Temsilci, asıl hedefin söz konusu rota üzerinden gerçekleşen tüm sevkiyatlar için güvenli geçişin garanti altına alınması olduğunun altını çizdi.

Küresel güvenliğin yanı sıra ekonomik istikrar ve enerji arzının da deniz güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna işaret eden Kallas, Avrupa Birliği'nin uluslararası hukuka ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne aykırı şekilde seyrüsefer özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceğini bildirdi.

BMGK Veto Sistemine Reform Çağrısı

Konuşmasında Orta Doğu'daki gerilimler ile Rusya-Ukrayna savaşına da yer veren Kallas, her iki çatışma bölgesinin de İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana uluslararası hukukun en ağır şekilde ihlal edildiği alanlar olduğunu savundu.

Mevcut küresel sorunların çözümünde BM Güvenlik Konseyi'nin yapısına yönelik eleştirilerini de dile getiren Kallas, konseyin beş daimi üyesinin sahip olduğu veto yetkisinin aşırı kullanımının sorun çözme kapasitesini kısıtladığını belirtti. Yüksek Temsilci, özellikle kitlesel vahşet ve sivil kayıp vakalarında veto hakkının sınırlandırılmasını içeren bir sistem reformuna ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, "Şimdi asıl mesele, aksayan çok taraflı sistemi, herkesin yararına işleyen bir yapıya dönüştürmektir." değerlendirmesinde bulundu.