OECD raporuna göre Avrupa Birliği’ndeki doğrudan yabancı yatırım stoku küresel toplamın dörtte birine ulaştı. Ancak yatırımların büyük metropollerde toplanması, bölgesel eşitsizlikleri derinleştiriyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan son verilere göre, Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik doğrudan yabancı yatırım (FDI) stoku yaklaşık 12,4 trilyon dolar seviyesine ulaştı. "Avrupa'da Verimlilik ve İnovasyon için Doğrudan Yabancı Yatırımlar ile KOBİ'ler Arasındaki Bağlantıların Güçlendirilmesi" başlıklı raporda, bu rakamın OECD ülkeleri toplamının üçte birinden fazlasına, küresel toplamın ise yaklaşık dörtte birine tekabül ettiği vurgulandı.
Küresel Belirsizliklerin Gölgesinde Yatırım Ortamı
Çok uluslu şirketlerin Avrupa ekonomisindeki istihdam, inovasyon ve bölgesel kalkınma üzerindeki kritik rolüne dikkat çekilen raporda, yatırım ortamının son yıllarda değişen jeopolitik dengelerle yeniden şekillendiği belirtildi. Pandemi sonrası süreç, Rusya-Ukrayna savaşı ve artan ticaret gerilimleri, yatırımcıların daha seçici davranmasına ve sermaye akışlarında dalgalanmalara yol açtı.
Sektörel Dönüşüm: Dijital ve Yeşil Enerji Öne Çıkıyor
Raporda, Avrupa’ya gelen yatırımların sektörel dağılımında köklü bir değişim yaşandığına işaret edildi. Geleneksel imalat sanayisi genel olarak kan kaybederken, dijital faaliyetler toplam yatırım girişlerinin üçte birinden fazlasını oluşturarak yeni projelerin odak noktası haline geldi.
Benzer bir ivme temiz enerji alanında da görülüyor. 2023-2024 döneminde temiz enerji yatırımlarının payı neredeyse iki katına çıkarak yüzde 20 seviyesine ulaştı. Buna karşın, Fransa ile Orta ve Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerinde geleneksel sanayi kümelerinin gücünü koruduğu ifade edildi.
Bölgesel Uçurum Derinleşiyor
Yatırımların coğrafi dağılımındaki dengesizlik, raporun en dikkat çeken uyarılarından biri oldu. Doğrudan yabancı yatırımların büyük çoğunluğunun belirli başkentlere ve büyük metropol bölgelerine aktığı, bunun da bölgeler arası gelişmişlik farkını artırdığı kaydedildi.
Verilere göre, bölgesel doğrudan yatırım farkları, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) farklarının üç katından daha fazla bir seviyede seyrediyor. 2003 yılından bu yana bölgelerin yaklaşık yüzde 85’inin yatırım çekme sıralamasındaki yerinin değişmediği, yani geri kalmış bölgelerin yatırım pastasından daha fazla pay alma konusunda ilerleme kaydedemediği görüldü.
KOBİ’ler İçin Hedefli Politika Şartı
OECD raporunda, doğrudan yabancı yatırımların yerel ekonomiye ve KOBİ'lere sağladığı faydaların kendiliğinden oluşmadığı uyarısı yapıldı. Yatırımların kalıcı hale gelmesi ve yerel kalkınmaya katkı sunması için nitelikli iş gücü, güçlü inovasyon ekosistemi ve ulaşım altyapısının önemi vurgulandı.
Uzmanlar, yatırım sonrası destek mekanizmaları, tedarikçi geliştirme programları ve iş gücü becerilerinin artırılmasına yönelik kamu politikalarının, küresel sermayenin yerel ekonomiye entegrasyonunda hayati rol oynadığını belirtiyor.